AKLIMIZI KULLANMANIN AR-GE PROJESİNE FAYDASI | AB YMM | Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

AKLIMIZI KULLANMANIN AR-GE PROJESİNE FAYDASI

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe

Fonları Uygulayıcısı, YMM

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

 

 

PROBLEMATİK DURUM

Ar-Ge ve Yenilik faaliyetleri ile ilgili fikirleri tartışıp hangi fikirlerin hibe destekli proje olabileceğine dair eleştirel tartışmalar yapmak üzere, her hafta en azından 10 sanayici firmayı ziyaret edip görüşüyoruz. Son zamanlardaki görüşmelerde döviz kurlarının yükselişi, kredi maliyetlerin artması, iç talebi azaltıcı önlemler vb. nedenlerle  bazı sanayicilerin morallerinin  bozulduğunu, bazı yatırım kararlarını ertelemek istediklerini ve personel istihdamını azaltmayı planladıklarını gözlemliyorum. Bu durumda bir bilim adamı olarak benim görevim “problemin çözümüne odaklanmak ve sürekli pozitif duygular hissettirmek”.

 

POZİTİF BAKIŞ AÇISI

 

1.Ben şahsen Napoleon Hill’in “her sorun beraberinde dengi ya da daha fazla başarının tohumlarını getirir” felsefesine inanıyorum. Paniğe kapılmaya ve negatif duygular hissetmeye gerek yok.

 

2.Bazı sanayicilerin yatırım kararlarını analiz ederken, rekabet edebilmek için yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş  ürün üretmeleri gerektiği ,ancak bunun için  üretim hattında yeni makinalara ihtiyaç duyduklarını, bu makinaları yurt dışından “al-tak” mantığıyla tedarik edeceklerini,ancak şu anda bunun finansmanını sağlayamayacaklarını belirtiyorlar.Bense  bu yaklaşımın  aşılması gerektiğini ve aşağıdaki  yeni yaklaşımla değiştirilmesi gerektiğini savunuyorum.

 

3.Benim yaklaşımım  bilimsel Ar-Ge ve Yenilik yöntemine dayanmaktadır. Eğer firmalar üründe yenilik yapmak istiyorlarsa  ve bu yeniliği yapmak için nasıl bir makinaya ihtiyaç duyduklarını en iyi onlar bilebilirler. Bünyelerinde deneyimli makine mühendisleri olduğuna göre ihtiyaç duydukları makinaların tasarımını üç boyutlu çizerler,tasarım girdi ve çıktılarını içselleştirirler ve oluşturdukları imalat çizimlerine göre makine üretimini  tercihli olarak yurt içinde,mümkün değilse yurt dışında yaptırırlar.Aklın dahil olduğu bu faaliyetlerle “al-tak” mantığından “araştırma-geliştirme(Ar-Ge) ya da yurt dışında gözlemledikleri  yeni bir makinayı yurt içinde imitation-taklit ederek ancak innovation –yenilik yaparak kendi üretim şartlarına uyarlama mantığına geçilerek,ulusal ve uluslar arası destek kuruluşlarına araştırma ve yenilik projeleri verirlerse,proje maliyetinin ortalama % 50-75 arası hibe alabilmektedirler.

 

 

İMOVATİON

 

4.Artık yeni kavram, imitation ile innovation’un sentezi olan “imovation” dir.

Prof. Shenkar’a göre :

. Tekerleği yeniden keşfetmekle zaman harcamayın. Var olan tekerleklere yenilikçi gözle bakın, farklı teknolojilerle karmalayın, kullanışlı bir model üretin.

.Taklit edilecek doğru modeli bulun. Fırsatları tarayın ve eleyin.

. Yaptıkları imitasyonu  inovasyon ile doğru karmalayabilen şirketler bunu başarıyla uyguladıklarında, innovator olarak algılanıyor. Bu da onların en büyük başarısıdır.

. Başarılı imovatör şirket olabilmek için, nasıl inovasyon yapıldığını bilmenin yanında nasıl kopyalama yapılacağını da bilmek gerekir.

. ABD’li perakende devi Wal-Mart, Korvette’nin iş modelini kopyalamıştır. Fast food denilince akla ilk gelen marka olan McDoanlds da White Castle’ın birebir kopyasıdır.

Prof.Oğuz Babüroğlu’na göre:

.Ekonomide yaratılan toplam değerin yüzde 98’ini doğru kopyalanan ürün ve hizmetler sağlıyor.

.Taklit utanılacak bir şey değil.

· İmovasyon, inovasyon ile imitasyon kavramlarının füzyonudur.

· Kazandıran iş modeli, yenilikçi rekabet stratejisidir.

· İmitasyonu meşrulaştıran, yeniden itibar kazandıran bir iş stratejisidir.

· İnovasyona yenilikçi bir bakış açısıdır.

(Kaynak: Vahap Munyar,Ekonomide yaratılan toplam değerin % 98’i doğru kopyalanan işlerden oluşuyor,Hürriyet,26  Mayıs 2012).

Dikkat edilirse burada vurgulanan husus  amiyane deyimiyle tamamen kopyacılığı  vurgulayan  “arakla-getir” anlayışı olmayıp, örneğin yurt dışında doğru makine modelini bulup,bunun üzerine kendi tasarım girdilerimize göre yenilikçi unsurları ilave etmemizdir.

 

5.Bu yeni bakış açısı ile firmaların moralleri düzelerek, erteledikleri yatırım kararlarını Ar-Ge mantığıyla analiz ederek proje vermeye karar veriyorlar. Bunun üzerine hiç vakit kaybetmeden yenilik fikirlerinden hangilerinin  yeni ürün ve süreç Ar-Ge projesine uygun olduğunu  eleştirel analizle belirleyerek proje yazımına başlanıyor. Burada Napoleon  Hill’in şu sözleri bence bize göre:” Beklemeyin, zaman hiçbir zaman “doğru zaman” olmayacaktır.Bulunduğunuz yerden başlayın ve elinizin altında hangi araç varsa onunla çalışın, yol boyunca daha iyi araçlar bulursunuz”. Nitekim aşağıdaki paragrafta bir kez Ar-Ge projesi vermeye başlayınca yol boyunca sağlanabilecek Ar-Ge ve yenilik fırsatları belirtiliyor.

 

6.Bu başlangıcın başarılı olması halinde destek imkanlarının artacağını, örneğin  önce TÜBİTAK’a proje verilmesini,KOBİ ise KOSGEB’e de Ar-Ge ve İnovasyon projesi vermesini,başarılı olunması halinde KOBİ’lerin KOSGEB’in  endüstriyel uygulama programına başvurmasını,yurt içindeki imalatçılarla TÜBİTAK’a ortak proje vermesini,yurt dışından ortak proje için EUREKA projesi ile çok ortaklı Avrupa Birliği’nin H2020 programlarına katılmalarını öneriyoruz.Yeni ürünün prototip imalatı için TÜBİTAK’tan (ya da KOBİ’lerde Ar-Ge ve İnovasyon) Ar-Ge ve Yenilik projesinin tamamlanmasından sonra seri üretim için yatırım teşvik belgesine başvurulması halinde 5.Bölge destekleri elde edilebilmektedir.

 

 

ÖZET SÖZ

Bir kez bu Ar-Ge yoluna girildikten sonra “ destek, desteği çeker “ mantığıyla firmalar birçok fırsatlardan yararlanabilirler. Bu konuda  istemek yeterli olmayıp, hazır olmak gerekir yani bu işe inanmak gerekir.

 

Etiketler: