AR-GE VE YENİLİK PROJELERİ ARACILIĞIYLA GENELDE İHRACATIMIZIN, ÖZELDE YERLİ MAKİNE İHRACATINI ARTTIRMANIN İNOVATİF YOLU | AB YMM | Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

AR-GE VE YENİLİK PROJELERİ ARACILIĞIYLA GENELDE İHRACATIMIZIN, ÖZELDE YERLİ MAKİNE İHRACATINI ARTTIRMANIN İNOVATİF YOLU

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe Fonları

Uygulayıcısı, YMM, Öğretim Üyesi

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

 

PROBLEM

Ülkemizin ihracatı bu yılın ilk 7 ayında 2014’ün aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 9 düşerek, 84 milyar dolara geriledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin yılın üçüncü çeyreği ile ilgili açıkladığı ortalama 174 çalışanı bulunan 504 şirketle yapılan anket çalışmasının sonuçlarına göre ihracatçıların Temmuz-Eylül beklentileri şöyle:

İHRACATÇININ Temmuz – Eylül 2015 Beklentileri % olarak

Müşteri kaybettim                                         38,1

Pazar kaybettim                                              15,7

Döviz borcum var                                           47,5

Rekabetçi fiyatım yok                                   51,2

Döviz kuru sorunum var                              49,9

Enerji maliyetim yüksek                              44,4

Karlılığım azaldı                                              48,8

Finansmana ihtiyacım var                            38,5

Talep yetersiz, yatırım yapmam                 37,2

Türkiye ekonomisi kötüye gidiyor           35,7

İhracatta Ar-Ge zayıf halkamız                   36

Yeni büyüme modeli şart                               85

İdeal dolar/TL kuru                                       2,59

İdeal euro/TL kuru                                         2,90

Bu ankette ihracatta Ar-Ge zayıf halkamız denilerek, inovasyona dayalı yeni bir büyüme modelinin şart olduğu vurgulanıyor. İnceleme konumuz itibariyle Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, Türkiye’nin rakiplerinden farklılaşabileceği tek yolun inovatif ürün satmaktan geçtiğini belirtmiştir.

MAKİNE İMALATINI VE İHRACATINI NASIL DAHA İNOVATİF HALE GETİRİRİZ?

İşimiz gereği  müşteri ziyaretlerine gidip, onların ihtiyaç ve sorunlarını ilk elden dinliyoruz. Bu bağlamda müşterilerimizi iki ayrı gruba ayırabiliriz; birincisi gaz musluğu, pvc pencere alt devirme mekanizması, soğutma gruplarında kullanılan kartuş kovan gibi ürün yeniliği yapan firmalar, ikincisi transfer tezgâhı,  otomatik paketlemeli ve plc kontrollü bir üretim hattı, hidrolik derin çekme presi gibi makine imalatçıları vb. Normal işleyiş, ürün geliştiren firma kendi başına üründeki yenilikleri belirliyor, sonra makinecilerin internet sitelerine, kataloglarına bakarak ve firma yetkilileri ile görüşerek makine siparişi veriyor. Ürün ve makine yeniliği tasarımı uygun bir şekilde amaca yönelik olarak birlikte yapılmadığı için, gelen makine istenilen ürün özelliklerini sağlamada yetersiz kalabiliyor, sorunlar çıktığından yerli sanayici, uzak doğudan ya da Avrupa’dan makine alımına gidiyor. Bu şekilde yerli makine sanayi istenilen ölçüde gelişemiyor.

Bizce bu geleneksel ve kısıtlayıcı düşünce kalıbı terk edilerek, aşağıdaki yenilikçi süreç adımları atılmalı:

– Her şeyden önce ürün üreten firmanın mevcut durumu ile piyasanın istediği özellikleri arasında bir uyumsuzluk varsa, ortada bir problem var demektir. Bu problemi çözmek için ürün yeniliği fırsatı doğmakta olduğundan, bu durum Ar-Ge projeleri vermenin çıkış noktasıdır.

– Üründeki yenilik talebinin karşılanması için makine imalatçısının bu yenilikleri gerçekleştirme adına yapacağı araştırma, yenilik ve tasarım faaliyetlerinin makineyi  özel bir makineye dönüştürme potansiyeli vardır. Bu oluş da, makine imalatı için bir Ar-Ge projesi verme başlangıç noktasını oluşturabilir.

– Aslında bu konudaki yaklaşımımız Ar-Ge projelerini değerlendirmede kılavuz olarak kullanılan uluslararası doküman niteliğindeki Frascati’nin Paragraf 85’ine dayanmaktadır. Ar‐Ge projelerini, benzer rutin çalışmalardan ayırmak için büyük önem taşımaktadır. Projemizi yazarken mümkün olduğunca bize özgü bir problemin çözümü için deneme çözümlerinin ortaya konulması, uygun yöntemlerin, araçların  seçimi ve sınanması, uygun yöntem ya da araçların  risklerinin belirlenmesi ve giderilmesine yönelik yapılacağını vurgulamalıyız. Genel rutin bir çalışma için değil, bize özel bir sorunun çözümü için Ar-Ge çalışması yaptığımızı ortaya koymalıyız. Paragraftaki örnekte, ölüm raporu için cesede yapılan rutin otopsi bir Ar-Ge olmayıp, aynı cesedin kanser ilacının yan etkilerinin gözlenmesi için yapılması halinde bir Ar-Ge faaliyetidir denilmektedir. Buradan çıkan mesaj, proje ismini ve önerisini mümkün olduğu kadar spesifik, özel ifade ederek deneysel kapsamını(potansiyel yanlışlayıcılar kümesi) büyük tutmak suretiyle diğer benzer rutin faaliyetlerden ayırmamız mümkün hale gelir. Bu bakımdan ürün yeniliği yapma durumundaki firmanın mevcut durum ile hedeflediği ideal durum arasındaki mukayeseli yenilik farkı, makine imalatçısı için bir Ar-Ge projesi yapma potansiyeli oluşturarak desteklerden yararlanmak suretiyle yerli makine imalat maliyetini ve dolayısıyla fiyatını aşağıya çekme sonucunu verebilmektedir. Bu suretle inovatif ürün ve makine ihracatımız dış piyasalarda daha fazla rekabet gücü kazanacağından teşvik edilmiş olmaktadır. Yerli makine imalatımızın gelişmesi sayesinde yabancı makine imalatçıları ile EUREKA, EUROSTARS, HORIZON 2020 gibi destek programları ile işbirliği imkânları gelişerek, ülkemize teknoloji transferi artabilecektir.

-Bu çok değerli ara safhadan sonra sıra Ar-Ge projesi oluşturma aşamasına gelmektedir. Bu arada fikri mülkiyet haklarının korunması için mümkünse incelemeli patent, olmuyorsa incelemesiz patent ya da faydalı model alınmalı. Patent çalışmalarında buluş araştırmasından sonra mevcut teknolojiye göre yenilikçi unsurlar, mukayese edilerek analiz ediliyor. Patent başvurularında örneğin Türkiye’de yetkili Kamu Kurumu olan Türk Patent Enstitüsü’ne (TPE) başvuruda, tasarım çizimleri forma ekleniyor. Ar-Ge proje çalışmalarında da teknoloji geliştirme çalışmalarının yapılması kritik ana unsurdur. Bu unsuru, firma dışarıya ihale edemez. Patent çalışmalarında üçüncü unsur olan yeniliğin sanayiye uygulanabilirliğini, prototipini yapmadan konusunda uzman bir kişinin kolayca uygulanabileceğini öngörmesi yeterli oluyor. Faydalı modelde buluş faktörü dikkate alınmamakta, sadece var olanların yeni bir bileşimi sonucu oluşan yenilik ile bunun sanayiye uygulanabilirliği sorgulanmaktadır.

AR-GE PROJESİ OLUŞTURMADA İNOVATİF YÖNTEMLER

1- ORTAK TÜBİTAK AR-GE PROJESİ VERMEK

Türkiye’deki makine imalatçıları ile bu makinelere ürün üretimi için ihtiyaç duyan ve makineleri kullanan firmalar arasında yapılacak işbirliği ve sinerji sayesinde; maliyet düşürücü, kalite arttırıcı, üretim yönteminde yapılacak önemli değişikliklerle mevcut ürünlerde iyileşme ya da yeni ürünlerin üretimine imkan veren ve böylece yenilik içeren, inovatif makine ve montaj hatlarının tasarımı ve prototip imalatı projeleri TÜBİTAK’a ortak proje olarak sunulabilinir. Her iki firmanın ortak projeye yapacağı katkı oranında (örneğin ; %50 – %50 gibi) KOBİ’lerde 500.000,00.-TL.’ye kadar ilk beş proje içinde 2 ortak proje maliyetinin en fazla %75’i, daha sonraki projelerde ise en fazla %60 (ortalama %50) oranında tamamen vergi dışı olarak nakit hibe desteği alınabilmektedir. Bu yolla özellikle yerli makine satın alan firma daha ucuza makine tedarik edebilecektir ve böylelikle yerli makinelere olan talep ithal makinelere göre daha cazip hale gelecektir.

Ek olarak sunulacak AR-GE projeleri ile aşağıda sıraladığımız ilave vergisel avantajlar   elde edilebilecektir:

  • Ortak proje ile 5746 sayılı AR-GE Kanuna veya Kurumlar Vergisi Kanununa göre projenin her iki firmasına isabet eden proje harcama ve gideri kadar meblağ AR-GE indirimi olarak Geçici Vergi Beyannameleri ve Kurumlar Vergisi beyannamesi üzerinde vergi matrahından düşülecektir.
  • Projede görev alan AR-GE personelin SGK işveren sigorta priminin de %50’si destek kapsamına olup, Devlet tarafından karşılanmaktadır.
  • Ayrıca AR-GE personeli ücretlerine ait Gelir Stopaj Vergisinin %80’i vergiden istisna edilmiştir.
  • AR-GE indirimi teşviki, İşveren sigorta primi desteği ile Stopaj gelir vergisi istisnası teşviki 2023 yılı sonuna kadar devam edecektir.

2- BİREYSEL TÜBİTAK AR-GE PROJESİ VERMEK

Ürün yeniliği yapan firma mevcut mühendis kadrosu ve teknolojik alt yapısı ile özel makinenin Ar-Ge araştırmasını ve tasarımını içselleştirerek kendisi oluşturur, imalat çizimine göre  ya kendisi  prototip imal eder ya da parça imalatlarını hizmet alarak Türkiye’deki firmalara yaptırarak, kendi bünyesindeki personelle montajını gerçekleştirebilir. Bu durumda TÜBİTAK-TEYDEB’e tekli olarak sunulacak Ar-Ge projesinde yukarıda anlattığımız hibe ve teşviklerden yararlanılır, süreç iyileştirme maliyetlerini düşürme yanında, yerli makineye olan talebi de arttırır.

3- KOSGEB ENDÜSTRİYEL UYGULAMA

TÜBİTAK ya da KOSGEB  ürün yenilik projeleri başarı ile tamamlanır ise, tamamlandığı tarihten itibaren 1 (bir) yıl içinde  KOBİ Firması, KOSGEB’in ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMINA başvurarak prototip ürünün seri üretimi için gerekli olan ve Ar-Ge unsuru taşımayan standart makineler ve ekipmanlar yurtiçinden ve yurtdışından temin edilerek aşağıdaki diğer desteklerle birlikte toplam 500 bin TL.’ye  destek unsurlarından  yararlanabilir. Bu program firmaya bir defaya mahsus olarak verilir.

– Destek oranı %75,Süre: maksimum 18 aydır. Mevzuatta en az süre belirtilmediği için firma alımlarını gerçekleştirebilirse proje süresi 4 aya kadar inebilir.

 

Destek Unsurları:

A.MAKİNE‐TEÇHİZAT, DONANIM, SARF MALZEMESİ, YAZILIM VE TASARIM GİDERLERİ DESTEĞİ

– İşletmeye; test, analiz ve laboratuar ekipmanı ile bunlara yönelik sarf malzemesi giderleri, üretim hattı tasarım giderleri, üretime yönelik makine, teçhizat, donanım, kalıp ve yazılım giderleri için destek sağlanır.

– Destek ödemesi yapılmadan önce, KOSGEB uzmanı işletmeyi ziyaret ederek, Ar‐Ge, İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Programı Tespit Tutanağını düzenler.

– Destek kapsamında satın alınacak makine‐teçhizat yeni veya en fazla 3 (üç) yaşında olabilir.

– Bu desteğin üst limiti; geri ödemesiz 150.000 (yüz elli bin) TL, geri ödemeli 200.000 (iki yüz bin) TL olmak üzere toplam 350.000 (üç yüz elli bin) TL’dir.

– Geri ödemeli desteklerde, destek ödemesinin yapılabilmesi için; destek ödemesinden önce işletmeden, destek tutarı kadar, son geri ödeme tarihinden asgari 2 (iki) ay sonrasını kapsayacak şekilde Banka Teminat Mektubu alınır. Ancak işletmenin uzun süreli teminat mektubu temin edememesi halinde asgari 1 (bir) yıl süreli teminat mektubu kabul edilebilir.

– Geri ödemeli destekler kapsamında yapılacak geri ödemeler, proje bitiminden itibaren 6 (altı) ayı ödemesiz olmak üzere, 3 (üç)’er aylık dönemler halinde 8 (sekiz) eşit taksitte yapılır. İlk taksitin geri ödeme tarihi, 6. (altıncı) ayın bitimini takip eden ilk iş günüdür.

B.PERSONEL GİDERİ DESTEĞİ

– Personel Gideri Desteği, projede çalışması şartı ile yeni istihdam edilecek personel için sağlanır. Bu destek, işletmenin son 4 (dört) aylık SGK Sigortalı Hizmet Listesinde bulunmayan yeni istihdam edilecek personel veya Taahhütnamenin Hizmet Merkezinde kayda alındığı tarih itibarı ile son 30 (otuz) gün içinde istihdam edilmiş olan personel için verilir.

– Desteklenecek personelin sayısına, niteliğine ve destek süresine Kurul karar verir.

– İşletmeye, personel giderleri için net ücret üzerinden aylık; meslek lisesi mezunlarına 500 (beş yüz) TL, ön lisans mezunlarına 1.000 (bin) TL, lisans mezunlarına 1.500 (bin beş yüz) TL, yüksek lisans mezunlarına 2.000 (iki bin) TL. ve doktora programı mezunlarına 2.500 (iki bin beş yüz) TL olmak üzere toplam üst limiti 100.000 (yüz bin) TL geri ödemesiz destek sağlanır. Asgari Geçim İndirimi net ücrete dahil edilmez.

4- BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞININ TEKNOLOJİK ÜRÜNLERİN YATIRIM DESTEK PROGRAMI‘na başvurabilir.

29 Nisan 2014 tarihinde ilgili Bakanlığı’n yayınlanan yönetmeliğinde, TÜBİTAK yada KOSGEB’e Ar-Ge ve Yenilik projeleri verilip onaylanarak tamamlanırsa, prototipi yapılan ürün yada yazılımın yayınlanan teknoloji listesinin NACE kodunda yer alması şartı ile seri üretimine geçilerek ticarileşmesinde  aşağıdaki desteklerden yararlanılmaktadır(genelde yılda 3 defa çağrı yapılmaktadır):

 Makine, Teçhizat desteği

Yatırım proje tutarının 10.000.000 TL’ye kadar olan kısmı, yatırım harcamaları olarak desteklenir. Yatırım harcamaları üzerinden işletmelere en fazla aşağıdaki oranlar kadar geri ödemesiz destek sağlanır:

İthal alımlarda;

Büyük işletmelere % 10 Orta büyüklükteki işletmelere % 30 Küçük işletmelere % 40

Yerli alımlarda Büyük işletmelere % 20 Orta büyüklükteki işletmelere % 40 Küçük işletmelere % 50

Yerli makine ve teçhizat alımlarında, belirtilen destek oranlarının uygulanabilmesi için yatırımcının gerekli makine ve teçhizatı, “Yerli Malı Belgesi”ne sahip Türkiye’deki makine ve teçhizat üreticilerinden veya tedarikçilerinden satın alması gerekir.( TEKNOLOJİK ÜRÜN YATIRIM DESTEK PROGRAMI UYGULAMA USUL VE ESASLARI,madde 15).

  1. B) Kredi faiz desteği

– Küçük ve Orta Ölçekli KOBİ’ler için 10 milyon TL.’ye kadar faizsiz yatırım kredisi imkanı, 10 milyon TL.’den sonrası için %50 indirimli kredi faiz desteği sağlanır.

-Makine ve teçhizat desteği ile kredi faiz destek unsurlarının her ikisinden de yararlanmak isteyen işletmenin, öncelikle makine ve teçhizat destek unsurundan yararlanmış ve tamamlama belgesini almış olması şarttır(Uygulama usul ve esasları madde 16/8).

-Sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren yatırımını tamamlayıncaya kadar geçen süre, destekleme süresi olan 36 aydan düşülür ve geriye kalan süre kadar kredi faiz desteğinden yararlandırılır (16/10).

  1. C) İşletme gideri desteği

– Yalnızca küçük ölçekli KOBİ’lerin yararlandığı işletme gideri desteği için Yatırım tamamlandıktan sonra alınan Tamamlama Belgesinin verildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde başvuru yapılarak, 1 yıl süresince  gerekli olan enerji, personel ve kira giderinin %75’i hibe olarak ödeniyor.

5.TÜRKİYE’DEKİ KREDİ GARANTİ FONU (KGF) UYGULAMASININ AR-GE PROJELERİ İLE BÜTÜNLEŞTİRİLMESİ

Ar-Ge projesi ve devamında seri üretim yapan KOBİ’lerin finansman ihtiyacını karşılamak üzere bir garanti ve kefalet sistemine ihtiyaç bulunmaktadır. Ülkemizde de AB gibi olmasa da, bize göre yine de iyileştirilmiş bir sistem olarak “Kredi Garanti Fonu” kurumu mevcut olup, bu kurumla KOBİ’lerin Ar-Ge projelerindeki ön finansman ihtiyaçlarının 28 Şubat 2015 tarihinde yürürlülüğe giren Hazine destekli Kefalet Sistemi ile önemli ölçüde karşılanabileceği kanısındayız.

-28 Şubat 2015 tarihinde Bakanlar Kurulu’nun    2015/7331 sayılı Kararı  ile

“Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanacak Hazine Desteğine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Karar”ın yürürlüğe konulması uygulamaya geçmiştir.

Burada  ilgili kararın 10.maddesi ile NACE  rev.2-Altılı sınıfın KISIM C-İmalat bölümündeki alanlarda en az bir yıl faaliyette olan imalatçı KOBİ’ler için 1-10 yıl arası vadeli,,anapara ödemesiz dönem en fazla 3 yıl olmak üzere verilecek krediler için % 80  kefalet oranlı 2.5 milyon TL’ye kadar  kefalet verilebileceği belirtilmektedir.

Bu durumda yatırım için krediye ihtiyaç olan KOBİ çalıştığı bankaya hazine destekli kefalet sistemi kapsamında kredi talebinde bulunmakta, banka yine gerekli teminatları almasına rağmen vereceği kredinin anapara ve faizinin geri ödenmemesi riskine karşı Kredi Garanti Fonundan kefalet istemektedir. Bizce bu durum daha rahat koşullarda kredi teminine yol açabilecektir, uygulamada görmek gerekir. Kurum bankalar tarafından alınmış teminatlar dışında başka teminat aramaz.

-Öncelikle KGF’nin ortakları 24 banka,4 finans kurumu, Hazine, TOBB, KOSGEB, TESK, KOBİ, TOSYÖV ve MEKSA olmak üzere alt yapısı çok güçlüdür.

-KGF’nin Türkiye genelinde  33 şubesi bulunmakta olup, İstanbul’da 4 tane şube faaliyet göstermektedir.

KGF’NİN AMAÇ VE HEDEFLERİ

Kefalet başvurularının kabul ya da reddine Kurum karar vermektedir.-KGF’nin kuruluş amaç ve hedeflerine baktığımızda, şu ibare Ar-Ge projelerinin finansmanı için büyük önem taşımaktadır:

“…Yenilikçi yatırımların gerçekleştirilmesi, ileri teknoloji içeren küçük girişimler, ihracatın desteklenmesi, istihdam artışı sağlayacak yatırımlar ve bölgesel kalkınma amaçlı yatırımlar KGF kefaletlerinde öncelikli olarak değerlendirilen konulardır…”.

-KGF aşağıdaki kredilere kefalet vermektedir:

Yeni iş Kurma  Mevcut Tesisin Genişletilmesi Hammadde Temini Yeni Teknoloji Kullanımı Yeni İş Yerine Taşınma Nakit Sıkıntısını Giderme İhracatın Finansmanı İthalatın Finansmanı Teminat Mektubu Amaçlı Krediler.

Ürün ve süreç Ar-Ge’si ile devamındaki teknolojik yatırımlarla bütünleşen kefalet türleri bulunmaktadır

SONUÇ

Yukarıdaki analizlere göre, firmalar yenilikçi prototip ürünün üretilmesine yönelik TÜBİTAK (veya KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon)Ar-Ge projelerinin tamamlanmasından sonra KOSGEB Endüstriyel Uygulama programı ile çağrı açıksa aynı makineleri talep etmemek kaydıyla Teknoyatırım programına başvurmakta, Teknoyatırım programı kabul edilirse sözleşmenin imzalanmasından sonra KGF kefaletiyle kredi almakta, yatırımın tamamlanmasından sonra da 3 yıllık süreden geri kalan süre için kredi faiz desteğinden yararlanabilmektedir. Bu avantajlar ülkemizde makine imalatını cazip hale getirerek yurt içi satışları ve ihracatımızı olumlu yönde etkileyecek niteliktedir.