AR-GE VE YENİLİK PROJELERİ İÇİN KUR’AN’IN KILAVUZLADIĞI ANA KOORDİNATLAR

 Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

 Hibe Fonları Uygulayıcısı, Öğretim Üyesi,

Sorumlu Ortak Baş Denetçi, YMM

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

 04.12.2015

 

AR-GE VE YENİLİĞİN AKIL VE BİLİMLE İLİŞKİSİ

Ar-Ge ve yenilik ya da inovasyon; mevcut durumu iyileştirmek için farklı bakış açıları, farklı yöntem ve teknikler geliştirip, bu fikirleri eyleme geçerek uygulamak anlamına gelmektedir. Bunun için öngörülen çözümün hedefine ulaştıracak en optimal araç, enstrüman ve faaliyetler önce zihin ya da akıl düzeyinde (ya da tasarım düzeyinde) belirlenir, eleştirilir, analiz edilerek hatalar elenir ve sonra ileri sürülen varsayım ya da kanaatin doğruluğu için uygulamaya geçilerek,  geçerliliği sınanır, test edilir. Öngörülen varsayımın gerçekle örtüşmesi halinde, varsayımın doğru olduğu, bununla birlikte bu doğruluğun geçici olduğu kabul edilir, başka bir deyişle bilimde kesinlik aranmaz. Böyle bir yaklaşım, bize göre genel anlamda deneme-yanılma sürecini kısaltan bilimsel bir yöntem, dar anlamda ise bir Ar-Ge ve yenilik projesi yapma mantığıdır. Öngörülen varsayım ya da tasarımların hata içererek, doğru çıkmama olasılığı her zaman vardır, yeniliğin gerçekleşmeme riski her zaman mevcuttur.

KUR’AN’DA AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ İÇİN ANA KOORDİNATLAR

1.YENİLİĞİN MANİFESTOSU

Kuran’a Ar-Ge ve yenilik unsurları açısından baktığımızda, birçok Surede araştırma ve geliştirmenin ve yeniliğin süreç adımlarını görebiliriz. Çünkü birçok ayette gördüğümüz gibi yeryüzünde Allah’ın eli olan Kur’an, mevcut durumu zıtlık ilkesine göre sürekli eleştirerek yeniliği emretmektedir. Nitekim Rah­man su­re­si, 29. Ayette de “Al­lah… O, her an ye­ni bir iş ve oluş­ta­dır.” denilerek, değişimin sürekliliğine ve kaçınılmazlığına vurgu yapılmaktadır. Bu değişim için insanın değişim niyeti içinde olması gerektiği Enfal Suresi 53. Ayette; sebepler değiştirilmediği sürece, sonucun değişmeyeceği belirtilerek, yenilikçi ve özgün kavram ve tasarımların eyleme dönüştürülmesi vurgulanmaktadır. Rad Suresi 11. Ayette de;Gerçek şu ki Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez.”  Bu durumda firmalar Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri yaptıkça, ekonomide iyileşme olur, aksi halde düzelme olmaz. Bu süreç bir anlamda yaratılış ve varoluş yasasıdır.

2.ZORLUKLAR VE SIKINTILARIN ÖNEMİ

Beled suresi 3. ve 4. Ayetler’de Rabb’imiz  şöyle demektedir:

“Biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık”.

Ar-Ge ve yenilik projelerinin de başlangıç noktası karşı karşıya kaldığımız sorunlardır. Yaşamak sorun çözmektir. Karşılaştığımız bilinmezliği çözmek için araştırma yapmamız gerekiyor. Bunun için literatürü, patent çalışmalarını tarayıp, buradan hareketle aklımızı işleterek yeni çözümler bulmamız söz konusu. Kuran’da ana konu bizce akıl ve aklı işletmektir. Nitekim Yunus Süresi 100. Ayet’te Yaratanımız aklımızı işletmemizi istemektedir.

İnşirah Suresi 5-7 de: “Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var. O halde bir iş ve oluştan boşalır boşalmaz yeni bir iş ve oluşa koyulup yorul.” Her zorluk, sorun ile birlikte çözüm odaklı düşünüp beraberindeki fırsatı bularak, sürekli eylem içinde olmamız gerekiyor. Bu bağlamda konumuz olan Ar-Ge ve inovasyon konusunda sürekli eylem (Salih Amel) içinde olmalıyız (temiz kalpli insanın iki temel özelliği mevcudu değiştirmek için sürekli yenilikçi olması ve bu yolla ekonominin ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamasıdır).

3.ÖZGÜRLÜĞÜN VE SEÇİMİN ÖNEMİ

Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde mevcut durumu değiştirmek için yenilikçi birçok yöntem belirleyerek aklın ve bilimin aracılığıyla bu yöntemler arasından en uygun olanını seçmek gerekiyor. Bunu yapabilmek için içsel ve dışsal özgürlüğün önemi büyüktür. Bu konuda Zümer suresinin 17-18 ayetleri şunu söylemektedir; “Müjde ver o kullarıma ki, onlar, sözü dinler de onun en güzeline uyarlar. İşte bunlardır, Allahın kılavuzladıkları; işte bunlardır, akıl ve gönül sahipleri.”

 

4.YENİLİKÇİ FAALİYETLERİN HATA VE RİSK İÇEREBİLECEĞİNİN FARKINDALIĞI

“Dünya hayatı eğlence ve oyundan ibarettir. Doğrusu ahiret hayatı ise, işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi”.

Bize göre araştırma ve geliştirme ile inovasyon açısından bu ayeti yorumladığımızda; dünyadaki çalışmalarımızın geçici ve eğlenceli bir oyun olduğu, oyunda deneme yanılma sürecini yaşayarak hatalar yapabileceğimizi, hatalardan ders alarak ilerleyebileceğimizi ve bu yolla yaratıcılığımızı öne çıkarabileceğimiz ifade edilmektedir.

Yaşamın durağan olmayıp, sürekli değişim ve gelişim için mevcutlardan farklı fikir, yöntem ve teknikleri denememizi ve bunun doğal sonucu olarak hata yapmamızı, bu yolla öğrenme sürecini yaşamamızı, yenilik yapmamızı ifade eden bir başka Ayet, bize göre Yunus Suresi’nin 99.Ayetidir.

3.Yunus Suresi’nin 99.Ayeti:

“Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi top yekûn iman ederlerdi. O halde insanları mümin olsunlar diye sen mi zorlayacaksın”.

Bize göre bu Ayette Yaratan, bizlerden sürekli gelişmemizi, bunun için farklı ve yeni fikir ve uygulama içinde olarak elbette hata yapmamızı, bununla birlikte bu hatalardan ders alarak farkındalık kabiliyetimizi ve kapasitemizi artırmamızı istemektedir. Farklı fikir, yöntem ve teknik için Deneme–Yanılma ve hata yaparak yaşamamızı istemeseydi, top yekûn iman ettirerek bizlere özgür olma ve seçme yeteneğini bahşetmezdi. Demek ki burada sürekli yenilik ve arayış içinde olmamız, bunun tabii bir sonucu olarak da hata yapmaktan korkmayarak, bundan ders almamız gerektiği ifade edilmektedir. Bilim adamı Popper’in belirttiği gibi, hatayı elemezsek, hata ile birlikte yok olur gideriz. Evrensel Karşıtlık Yasasına göre; hiç bir şey zıttı olmadan mevcut olamaz. Hata yapıyorsak, hata yapmama potansiyelimiz de vardır. Günah işliyorsak, sevap kazanma ihtimalimiz de her zaman mevcuttur. Bu yasaya göre, aslında zıtlıklar aynı şeyin farklı ifadeleridir.

Bizce Ar-Ge ve yenilik çalışmalarında analiz yöntemi olarak ,“zıtlık İlkesini kullanmalıyız. Burada mevcut durumun etkisi ile yeni iyileştirilecek hedef durumun etkisi bir bütün halinde birleştirilerek ele alınır, sayısal olarak da  örneğin 100 birim esas alınır. Hedef yeniliğin, başarının toplam etki içindeki baskın etkisi 51 olduğunda artık yeni durumun, inancın, çerçevenin  koşulları geçerli olur. Mevcut durumun baskın etkisi 50’yi aştığı sürece, ne yazık ki iyileşme olmuyor. Ancak firmaların yaşadıkları zorluk ne kadar ciddi ve çetrefilli ise Ar-Ge Projesi vererek elde edecekleri mutluluk ve başarının hazzı da o kadar yüksektir. Bu konuda Halil Cibran’ın Ermiş adlı kitabından aldığım şu sözler çok anlamlıdır; “Sadece zayıflığı tanıdığınız kadar mutluluğu ve neşeyi tanıyabilirsiniz”.

Hayatımızda yeniliği, güzeli, mutluluğu, sağlığı arama sürecinde durağan ve rutin halde kalmayıp, bize göre farklı fikir, yöntem ve tekniklerin seçilip uygulanmasına ve buna bağlı olarak hata yapmanın olağan olduğunu ifade edilen Bakara Suresi’nin 30. Ayeti şu şekildedir:

Bakara Suresi 30.Ayet:

“Hatırlayın ki, Rabbin meleklere “Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği zaman, melekler “A. Biz Seni övüp, tespih ve takdis edip dururken yeryüzünde fesat çıkaracak ve kan dökecek bir mahluk mu yaratacaksın” dediler. Allah “Şüphesiz ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim” buyurdu”.

Meleklerin yanlış yapma özgürlükleri yoktur, Allah’ın emrinden dışarı çıkamazlar. Oysa insana bu deneme-yanılma seçeneği ve özgürlüğü verilmiş, hata yaparsa zarara uğrayacağı, ıstırap ve acı çekeceği, bununla birlikte aklını işleterek bu durumdan çıkaracak yeni fikir, teori, varsayım, bakış açısı, paradigma geliştirip doğruluğunu uygulamalarla sınayabilecektir. Elbette doğruyu bulma yol haritasında belirsizlikler ve riskler olacaktır, ancak risk ve belirsizliklerin göze alınması ve harekete geçilmesi ile rutin ve stabil yaşamın üstesinden gelinebilecektir.

 

SONUÇ

Bize göre yukarıdaki ayetler ve Kur’an’ın daha birçok konu ile ilgili sure ve ayetleri Ar-Ge bakış açısı ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında; mevcut durumumuzla yetinmeyip, sürekli yenilik ve arayış içinde değişim ve gelişim göstermemiz gerektiği, bu arayış ve yaratıcılığın belirsizlik ve riskler içerdiği, bunları göze almamız gerektiği, hata yaparsak da korkmadan, ezilip büzülmeden bundan ders alarak neleri yapmamamız gerektiğini öğrenebileceğimizi, Yüce Tanrının bize hata yapma özgürlüğünü tanıdığını çıkarsayabiliriz.

Kaynaklar;

1.Kur’an ve Meali

  • Diyanet Vakfı
  • Elmalı Hamdi
  • Hasan Tahsin Feyizli
  • Süleyman Ateş
  • Yaşar Nuri Öztürk

2. Kuantum ve Kur’an

  • R.Şanal

3. Allah De Ötesini Bırak

  • Uğur Koşar