AR-GE VE YENİLİK PROJELERİ OLUŞTURMAK İÇİN KUR’AN’DAN ALACAĞIMIZ MANEVİ DESTEK MESAJLARI

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

Hibe Fonları Uygulayıcısı, Öğretim Üyesi

Sorumlu Ortak Baş Denetçi, YMM

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

06.11.2015

GİRİŞ

Bir bilim insanı olarak önümüze konulan Evren, Kur’an ve İnsan Ayetlerinden oluşan üç temel kitabı dikkate alarak, Ar-Ge ve yenilik ile Kur’an ayetleri arasındaki ilişkileri analiz etmek sorumluluğunu taşımam gerektiği farkındalığına ulaştım. Aşağıda çalışmalarımdan bazı kesitler yer almaktadır.

AR-GE VE YENİLİK BAKIŞ AÇISI

Ar-Ge ve yenilik ya da inovasyon; mevcut durumu iyileştirmek için farklı bakış açıları, farklı yöntem ve teknikler geliştirip, bu fikirleri eyleme geçerek uygulamak anlamına gelmektedir. Bunun için öngörülen çözümün hedefine ulaştıracak en optimal araç, enstrüman ve faaliyetler önce zihin ya da akıl düzeyinde (ya da tasarım düzeyinde) belirlenir, eleştirilir, analiz edilerek hatalar elenir ve sonra ileri sürülen varsayım ya da kanaatin doğruluğu için uygulamaya geçilerek,  geçerliliği sınanır, test edilir. Öngörülen varsayımın gerçekle örtüşmesi halinde, varsayımın doğru olduğu, bununla birlikte bu doğruluğun geçici olduğu kabul edilir, başka bir deyişle bilimde kesinlik aranmaz. Böyle bir yaklaşım, bize göre genel anlamda deneme-yanılma sürecini kısaltan bilimsel bir yöntem, dar anlamda ise bir Ar-Ge ve yenilik projesi yapma mantığıdır. Öngörülen varsayım ya da tasarımların hata içererek, doğru çıkmama olasılığı her zaman vardır, yeniliğin gerçekleşmeme riski her zaman mevcuttur.

KUR’AN’DA BİZE GÖRE BAŞLICA AR-GE VE YENİLİK HUSUSLARI

Kuran’a Ar-Ge ve yenilik unsurları açısından baktığımızda, birçok Surede araştırma ve geliştirmenin ve yeniliğin süreç adımlarını görebiliriz. Aşağıda bu konuda tespit edebildiğimiz bazı Ayetlere ilişkin yorumlarımız yer almaktadır(Bakış açısı kazanılmasında R.Şanal’ın Kuantum ve Kur’an kitabından yararlanılmıştır).

1.Beled suresi 3. Ve 4.Ayetler’de Rabb’imiz  şöyle demektedir:

“Biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık”.

Ar-Ge ve yenilik projelerinin de başlangıç noktası karşı karşıya kaldığımız sorunlardır. Yaşamak sorun çözmektir. Karşılaştığımız bilinmezliği çözmek için araştırma yapmamız gerekiyor. Bunun için literatürü, patent çalışmalarını tarayıp, buradan hareketle aklımızı işleterek yeni çözümler bulmamız söz konusu. Kuran’da ana konu akıl ve aklı işletmektir. Nitekim Yunus Süresi 100. Ayet’te Yaratanımız aklımızı işletmemizi istemektedir.

Batı literatüründe Goethe eseri  Faust’ta  şeytana aşağıdaki dizeleri söyletmektedir:

“Bırakırsan artık akıl ve bilimi,

İnsanoğlunun sahip olduğu en yüce gücü,

Mutlak benim olursun”.

İnşirah Suresi 5-7 de:”Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var. O halde bir iş ve oluştan boşalır boşalmaz yeni bir iş ve oluşa koyulup yorul.” Her zorluk, sorun ile birlikte çözüm odaklı düşünüp beraberindeki fırsatı bularak, sürekli eylem içinde olmamız gerekiyor. Bu bağlamda konumuz olan Ar-Ge ve inovasyon konusunda aşağıdaki entegre teşviklerden yararlanmak için sürekli eylem (Salih Amel) içinde olmalıyız (temiz kalpli insanın iki temel özelliği mevcudu değiştirmek için sürekli yenilikçi olması ve bu yolla ekonominin ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamasıdır):

1.İlk ay 1 adet TÜBİTAK Ar-Ge projesi vermek, kabulünde de her an yürüyen 3 adet projenin olmasını programlamak.

2.İlk TÜBİTAK Ar-Ge projesinin bitişini takiben KOSGEB Endüstriyel uygulama programını başlatmak.

3.İlk projenin prototipi Teknoyatırım NACE koduna giriyorsa, olası çağrılar için hazırlık yapmak. Girmiyor ise, girecek yeni ürünler tasarlamalarını sağlayarak NACE kodlarının iyileşmesine yardımcı olmak.

4.TÜBİTAK’a ilk Ar-Ge projesi verilme aşamasında incelemeli patent  ya da olumlu raporlu faydalı model başvurusunda bulunmasını sağlamak. Ayrıca alınmış incelemesiz ya da raporsuz belgelerin revizyonuna vesile olarak, koruma süresi boyunca elde edilen karın yarısı için kurumlar vergisi istisnasından yararlandırmak.

5.İlk proje prototipinin seri üretimi için 5.bölge yatırım teşvik belgesi  başvurusu yapmak.

6.İlk prototiple ilgili tekno tanıtım-pazarlama, teknolojik ürün belgesi çalışmaları yapmak.

7.Avrupa Birliği H2020 konsorsiyum ve tekli başvurulabilinen yeni KOBİ aracı programına hazırlık yapmak.

8.Endüstriyel tasarım için Ekonomi Bakanlığının Tasarım Merkezi programına başvurmak.

2.Ankebut suresi 64. Ayet’te şöyle denilmektedir:

“Dünya hayatı eğlence ve oyundan ibarettir. Doğrusu ahiret hayatı ise, işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi”.

Bize göre araştırma ve geliştirme ile inovasyon açısından bu ayeti yorumladığımızda; dünyadaki çalışmalarımızın geçici ve eğlenceli bir oyun olduğu, oyunda deneme yanılma sürecini yaşayarak hatalar yapabileceğimizi, hatalardan ders alarak ilerleyebileceğimizi ve bu yolla yaratıcılığımızı öne çıkarabileceğimiz ifade edilmektedir.

Yaşamın durağan olmayıp, sürekli değişim ve gelişim için mevcutlardan farklı fikir, yöntem ve teknikleri denememizi ve bunun doğal sonucu olarak hata yapmamızı, bu yolla öğrenme sürecini yaşamamızı, yenilik yapmamızı ifade eden bir başka Ayet, bize göre Yunus Suresi’nin 99.Ayetidir.

3.Yunus Suresi’nin 99.Ayeti:

“Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi top yekûn iman ederlerdi. O halde insanları mümin olsunlar diye sen mi zorlayacaksın”.

Bize göre bu Ayette Yaratan, bizlerden sürekli gelişmemizi, bunun için farklı ve yeni fikir ve uygulama içinde olarak elbette hata yapmamızı, bununla birlikte bu hatalardan ders alarak farkındalık kabiliyetimizi ve kapasitemizi artırmamızı istemektedir. Farklı fikir, yöntem ve teknik için Deneme–Yanılma ve hata yaparak yaşamamızı istemeseydi, top yekûn iman ettirerek bizlere özgür olma ve seçme yeteneğini bahşetmezdi. Demek ki burada sürekli yenilik ve arayış içinde olmamız, bunun tabii bir sonucu olarak da hata yapmaktan korkmayarak, bundan ders almamız gerektiği ifade edilmektedir. Bilim adamı Popper’in belirttiği gibi, hatayı elemezsek, hata ile birlikte yok olur gideriz. Kur’an’da uygulanan Zıtlık İlkesine göre; hiç bir şey zıttı olmadan mevcut olamaz. Hata yapıyorsak, hata yapmama potansiyelimiz de vardır. Günah işliyorsak, sevap kazanma ihtimalimiz de her zaman mevcuttur. Bu ilkeye göre, aslında zıtlıklar aynı şeyin farklı ifadeleridir.

 Linkedin sitesinde bu durumu teyit eden birçok yazı okuyorum, aşağıda üç tanesi:

– Cesaret korkuya direnmek, onu yenmektir; yoksa korkuyu ortadan kaldırmak demek değildir.

-Zig Ziglar

     (Kaynak: Kişilik ve Yetenek Envarterleri, www.thomasturkiye.com)

– In order to succeed, your desire for success should be greater than your fear of faıulre.

-Bill Cosby

(Türkçesi: Başarılı olmak için, başarı arzusunun hata yapma korkusundan daha büyük olması gerekiyor.)

   –  Güçlüyüm !  çünkü zayıflıklarımı biliyorum.

      Güzelim !  çünkü kusurlarımın farkındayım.

      Bilgeyim ! çünkü hatalarımdan çok şey öğrendim.

      Aşığım ! çünkü nefreti hissettim.

      Gülebiliyorum ! çünkü üzüntü nedir biliyorum.

       (Kaynak: Linkedin Necdet Topçu / 11.11.2014)

4.Hayatımızda yeniliği, güzeli, mutluluğu, sağlığı arama sürecinde durağan ve rutin halde kalmayıp, bize göre farklı fikir, yöntem ve tekniklerin seçilip uygulanmasına ve buna bağlı olarak hata yapmanın olağan olduğunu ifade edilen Bakara Suresi’nin 30. Ayeti şu şekildedir:

Bakara Suresi 30.Ayet:

“Hatırlayın ki, Rabbin meleklere” Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği zaman, melekler “ A. Biz Seni övüp, tespih ve takdis edip dururken yeryüzünde fesat çıkaracak ve kan dökecek bir mahluk mu yaratacaksın” dediler. Allah “Şüphesiz ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim” buyurdu”.

Meleklerin yanlış yapma özgürlükleri yoktur, Allah’ın emrinden dışarı çıkamazlar. Oysa insana bu deneme-yanılma seçeneği ve özgürlüğü verilmiş, hata yaparsa zarara uğrayacağı, ıstırap ve acı çekeceği, bununla birlikte aklını işleterek bu durumdan çıkaracak yeni fikir, teori, varsayım, bakış açısı, paradigma geliştirip doğruluğunu uygulamalarla sınayabilecektir. Elbette doğruyu bulma yol haritasında belirsizlikler ve riskler olacaktır, ancak risk ve belirsizliklerin göze alınması ve harekete geçilmesi ile rutin ve stabil yaşamın üstesinden gelinebilecektir.

5.Rah­man su­re­si, 29. Ayette de “Al­lah… O, her an ye­ni bir iş ve oluş­ta­dır.” denilerek, değişimin sürekliliğine ve kaçınılmazlığına vurgu yapılmaktadır. Bu değişim için insanın değişim niyeti içinde olması gerektiği Enfal Suresi 53.Ayette; sebepler değiştirilmediği sürece, sonucun değişmeyeceği belirtilerek, yenilikçi ve özgün kavram ve tasarımların eyleme dönüştürülmesi halinde toplumumuzun refah ve mutluluğu artacaktır.

 

SONUÇ

Bize göre yukarıdaki ayetler ve Kur’an’ın daha birçok konu ile ilgili sure ve ayetleri Ar-Ge bakış açısı ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında; mevcut durumumuzla yetinmeyip, sürekli yenilik ve arayış içinde değişim ve gelişim göstermemiz gerektiği, bu arayış ve yaratıcılığın belirsizlik ve riskler içerdiği, bunları göze almamız gerektiği, hata yaparsak da korkmadan, ezilip büzülmeden bundan ders alarak neleri yapmamamız gerektiğini öğrenebileceğimizi, Yüce Tanrının bize hata yapma özgürlüğünü tanıdığını çıkarsayabiliriz

Kaynaklar;

1.Kur’an ve Meali

  • Diyanet Vakfı
  • Elmalı Hamdi
  • Hasan Tahsin Feyizli
  • Süleyman Ateş
  • Yaşar Nuri Öztürk

2. Kuantum ve Kur’an

  • R.Şanal

3. Allah De Ötesini Bırak

  • Uğur Koşar