AR-GE, YENİLİK VE TASARIM KAVRAMLARININ KUR’AN’IMIZDAKİ YERİ VE BAĞLANTILARI NELERDİR?

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Hibe Fonları,

Tasarım/Ar-Ge Merkezi Uygulayıcısı,

Öğretim Üyesi, Sorumlu Ortak Baş Denetçi, YMM

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

28.10.2016

 

GİRİŞ

Ar-Ge, Tasarım ve Yenilik faaliyetlerine yoğunlaştıkça ben şahsen bu kavramların Kitabımız KUR’AN’da yerlerini ve teyitlerini bulmak için sorumluluk hissediyorum ve son 5 yıldır bu konuda çalışma ve araştırma yapıyorum.

Bu bağlamda Ekim 2016’da güncellenen Ar-Ge konusunda uluslararası kılavuz ve ülkemizde uygulanan destek programlarının rehberi olan Frascati’nin tanımladığı ar-ge faaliyetlerindeki şu 5 kriterin Kitabımızdaki karşılıklarını araştırdım ve araştırmaya devam ediyorum.

Frascati’nin 5  ar-ge unsuru kriteri:

–  YENİ (NOVEL),

– YARATICI(CREATIVE),

– BELİRSİZ( UNCERTAIN),

– SİSTEMATİK(SYSTEMATIC),

– TRANSFER EDİLEBİRLİK VE/VEYA TEKRAR ÜRETİLEBİLİRLİK (TRANSFERABLE AND /OR REPRODUCIBLE) (age s.45).

BİR ÖRNEK OLARAK KRİTERLERİN TÜBİTAK AR-GE PROJELERİNDEKİ KONUMU NEDİR?

Ben şahsen TÜBİTAK Ar-Ge projelerinde bu kriterlerin karşılandığını gözlemlemekteyim.

  1.  YENİ:Mevcut ürün ya da sürece göre proje önerimizin mukayeseli üstünlükleridir. Ürün ya da süreçteki mevcut teknolojik durumu (state of the art) proje önerisinin B.3 bölümünde hem statik hem de proses analizi ile bölüm ya da safhalara ayırarak ayrıntılı olarak incelemekteyiz. Mukayeseli yenilikleri ise proje önerisinin B.2 bölümünde yaptığımız teknolojik bileşenlere göre analiz ediyoruz.
  2. YARATICI:Proje önerisinin yeni bir bakış açısı, konsept, kavram geliştirme, hipoteze dayanması gerektiği anlamına gelmektedir. Mevcut teknolojinin yeni kullanımı ya da var olan bilimsel bilginin yeni uygulamasının tasarım çalışmaları yaratıcı bakış açısı oluşturmak anlamına gelir, bir bakıma özgünlüktür. TÜBİTAK proje önerisinde A.4.1.1 Projenin başlatılma gerekçesi ile kavram geliştirme iş paketinde ve B.3’deki Proje Faaliyetlerinin Kapsadığı Teknik ve Teknolojiler ile Özgün Katkılar kısmında açıklamaktayız. Örneğin geçmişte teknolojik ürünlerde ilk kez nem tutucu malzemelerin kullanılması olabileceği gibi daha sonra bu malzemelerin çocuk bezlerinde veya daha orijinal tarımda kullanılması gösterilebilir. Tarım sektöründe gübreye katılan bu malzemeler, sulama esnasında fazla suyu depolayarak mineral ve yararlı tuzların su ile gitmesini engellerken, toprak kurudukça da depoladığı suyu toprağa geri verme amacı da gütmektedir. Başka bir örnek mevcut durumda, değişik geometrilere sahip olan paslanmaz çaydanlık ve demliklerin, iç yüzeylerinin paslanmazın sahip olduğu yüzey pürüzlüğünden temizlemek ve parlatmak için asit kullanılarak doğayı kirletmesi, son kullanıcıda etkisi durumlarına karşılık, farklı bir yöntem ile (yaratıcı bakış açısı ile) bu fonksiyonu yerine getirmek için, mekanik bir temizleme yönteminin geliştirilmesini yaratıcılık olarak değerlendirebiliriz.
  3. BELİRSİZ:Yenilikçi unsurlara ulaşmada ön seçimi yapılan yöntem, araç, enstrümanın taşıyacağı olası riskler ayrıntılı olarak B.3’ün Teknik/Teknolojik Belirsizlik ve Zorluklar bölümünde detaylı anlatılarak, proje süresince riskleri önleme ya da etkisini azaltma yönünde alınabilecek aksiyon planları anlatılmaktadır. Projede belirsizlik ya da risklerin analizi yoksa, projenin bir yatırım projesi olduğu ve Ar-Ge unsurları taşımadığı ileri sürülebilir. Kesin olmayış sadece proje çıktılarının performans kriterleri ile ilgili olmayıp, proje süresi, maliyetler bakımından da geçerlidir. TÜBİTAK mevzuatında öngörülen sürenin %25’ i oranında süre uzatımı yanında maliyetlerde %25’a kadar artırma imkanları bulunmaktadır. Projede yeni bir metodun seçimi ile birlikte bu seçimin belirsizliği de söz konusu ise, yaratıcılık ve belirsizlik aynı anda gerçekleşmiş olmaktadır.
  4. SİSTEMATİK:Projenin planlanan faaliyetler ile maliyetlerinin birbiriyle ilişkili ve hedefe yönelik olarak ortaya konulması anlamı taşımaktadır. Planlanan faaliyetler C.1.2 Bölümünde iş paketlerinde açıklanmakta, öngörülen maliyet unsurları ise E bölümünde detaylı raporlanmaktadır. Projede görev alan personelin Ar-Ge personeli olarak tanımlanması için sözü edilen beş kriterin uygulanabilir olması gerekiyor.
  5. TRANSFER EDİLEBİRLİK VE/VEYA TEKRAR ÜRETİLEBİLİRLİK:TÜBİTAK vereceği hibe karşılığında proje çıktısının seri üretimle ticarileştirilerek ekonomiye ve topluma olumlu etkilerini D bölümünde sorgulamaktadır. Çünkü destek veren kuruluşları bir hayır kurumu olarak değil, projenin ekonomiye ve topluma yararlılığını sorgulayan bir yatırımcı gözüyle bakmak gerekir. Proje önerisinin patente ya da faydalı modele konu olması halinde başvuru bilgileri B.1 bölümünde verilmektedir.

 

KRİTERLERİN KUR’AN’IMIZDAKİ BAĞLANTILARI

1.YENİLİK

Rah­man su­re­si, 29. Ayette de “AL­LAH… O, her an ye­ni bir ilahi tasarruftadır.” denilerek, değişimin sürekliliğine ve kaçınılmazlığına vurgu yapılmaktadır. Bu değişim için insanın değişim niyeti içinde olması gerektiği Enfal Suresi 53.Ayette; sebepler değiştirilmediği sürece, sonucun değişmeyeceği belirtilerek, yenilikçi ve özgün kavram ve tasarımların eyleme dönüştürülmesi halinde toplumumuzun refah ve mutluluğu artacağı ifade edilmektedir.

KUR’AN’ımızın birçok sure ve ayetinde, değişimden yana olmayanların sürekli ifade ettikleri “Atalarımızdan Böyle Gördük” geleneksel yaklaşımla mücadele örnekleri ile doludur.

Beled suresi 3. Ve 4.Ayetler’de RABB’İMİZ şöyle demektedir:

“Biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık”.

Ar-Ge ve yenilik projelerinin de başlangıç noktası karşı karşıya kaldığımız sorunlardır. Yaşamak sorun çözmektir. Karşılaştığımız bilinmezliği çözmek için araştırma yapmamız gerekiyor. Bunun için literatürü, patent çalışmalarını tarayıp, buradan hareketle aklımızı işleterek yeni çözümler bulmamız söz konusu. Kuran’da ana konu akıl ve aklı işletmektir. Nitekim Yunus Süresi 100. Ayet’te Yaratanımız aklımızı işletmemizi istemektedir.

İnşirah Suresi 5-7 de: ”Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Öyleyse bir işi bitirince diğerine koyul.

Her zorluk, sorun ile birlikte çözüm odaklı düşünüp beraberindeki fırsatı bularak, sürekli eylem içinde olmamız gerekiyor. Bu bağlamda konumuz olan Ar-Ge ve inovasyon konusunda aşağıdaki birikimli teşviklerden yararlanmak için sürekli eylem (Salih Amel) içinde olmalıyız. Temiz kalpli insanın iki temel özelliği mevcudu değiştirmek için sürekli yenilikçi olması ve bu yolla ekonominin ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamasıdır.

Bakara Suresi 106.Ayet: “Biz bir ayeti siler, unutturur veya ertelersek ondan daha iyisini veya onun bir benzerini getiririz. ALLAH’ın her şeye gücü yeter olduğunu bilmedin mi?”.

2.YARATICI

Sorunla karşılaşıldığında okumamız, araştırmamız, sorgulamamız, birçok yöntem ve tekniği incelememiz gerçeğinden sonra şunu yapmamızı istemektedir:

Zümer suresinin 18. Ayeti; “ Sözü dinleyip  de onun en güzeline uyanlar var ya ,işte onlar ALLAH’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.”

Burada bence  çözüm için birçok yöntem, teknik ve usul araştırılarak, bunların doğruluğu için de başkalarıyla  yapıcı eleştirel tartışmaların yapıldıktan sonra özgür irademiz  ve aklımızı işleterek doğru yöntemi tercih ederek, uygulamaya geçmemiz gerektiği  vurgulanmaktadır.

3.BELİRSİZ

Seçtiğimiz yöntemin belirsizlik, risk ve hatalar içerebileceği, kesinlik olmadığı, hataların farkında olmadan yapılabileceği, ancak yapıcı eleştirilerle ortadan kaldırılabileceği gibi hususlar bence aşağıdaki ayetlerde ortaya çıkmaktadır:

Ankebut suresi 64. Ayet’te şöyle denilmektedir:

“Dünya hayatı eğlence ve oyundan ibarettir. Doğrusu ahiret hayatı ise, işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi”.

Bize göre araştırma ve geliştirme ile inovasyon açısından bu ayeti yorumladığımızda; dünyadaki çalışmalarımızın geçici ve eğlenceli bir oyun olduğu, oyunda deneme yanılma sürecini yaşayarak hatalar yapabileceğimizi, ELEŞTİREL ANALİZLE BULABİLECEĞİMİZ hatalardan ders alarak ilerleyebileceğimizi ve bu yolla yaratıcılığımızı öne çıkarabileceğimiz ifade edilmektedir.

Yaşamın durağan olmayıp, sürekli değişim ve gelişim için mevcutlardan farklı fikir, yöntem ve teknikleri denememizi ve bunun doğal sonucu olarak hata yapmamızı, bu yolla öğrenme sürecini yaşamamızı, yenilik yapmamızı ifade eden bir başka Ayet, bize göre Yunus Suresi’nin 99.Ayetidir.

Yunus Suresi’nin 99.Ayeti:

“Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi top yekûn iman ederlerdi. O halde insanları mümin olsunlar diye sen mi zorlayacaksın”.

Bize göre bu Ayette Yaratan, bizlerden sürekli gelişmemizi, bunun için farklı ve yeni fikir ve uygulama içinde olarak elbette hata yapmamızı, bununla birlikte bu hatalardan ders alarak farkındalık kabiliyetimizi ve kapasitemizi artırmamızı istemektedir. Farklı fikir, yöntem ve teknik için Deneme–Yanılma ve hata yaparak yaşamamızı istemeseydi, top yekûn iman ettirerek bizlere özgür olma ve seçme yeteneğini bahşetmezdi. Demek ki burada sürekli yenilik ve arayış içinde olmamız, bunun tabii bir sonucu olarak da hata yapmaktan korkmayarak, bundan ders almamız gerektiği ifade edilmektedir. Bilim adamı Popper’in belirttiği gibi, hatayı elemezsek, hata ile birlikte yok olur gideriz. Kur’an’da uygulanan Zıtlık İlkesine göre; hiçbir şey zıttı olmadan mevcut olamaz. Hata yapıyorsak, hata yapmama potansiyelimiz de vardır. Günah işliyorsak, sevap kazanma ihtimalimiz de her zaman mevcuttur. Bu ilkeye göre, aslında zıtlıklar aynı şeyin farklı ifadeleridir, bir bütün halinde ele alınmaları gerekir.

4.Hayatımızda yeniliği, güzeli, mutluluğu, sağlığı arama sürecinde durağan ve rutin halde kalmayıp, bize göre farklı fikir, yöntem ve tekniklerin seçilip uygulanmasına ve buna bağlı olarak hata yapmanın olağan olduğunu ifade edilen Bakara Suresi’nin 30. Ayeti şu şekildedir:

Bakara Suresi 30.Ayet:

“Hatırlayın ki, Rabbin meleklere” Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği zaman, melekler “ A. Biz Seni övüp, tespih ve takdis edip dururken yeryüzünde fesat çıkaracak ve kan dökecek bir mahluk mu yaratacaksın” dediler. Allah “Şüphesiz ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim” buyurdu”.

Meleklerin yanlış yapma özgürlükleri yoktur, Allah’ın emrinden dışarı çıkamazlar. Oysa insana bu deneme-yanılma seçeneği ve özgürlüğü verilmiş, hata yaparsa zarara uğrayacağı, ıstırap ve acı çekeceği, bununla birlikte aklını işleterek bu durumdan çıkaracak yeni fikir, teori, varsayım, bakış açısı, paradigma geliştirip doğruluğunu uygulamalarla sınayabilecektir. Elbette doğruyu bulma yol haritasında belirsizlikler ve riskler olacaktır, ancak risk ve belirsizliklerin göze alınması ve harekete geçilmesi ile rutin ve stabil yaşamın üstesinden gelinebilecektir.

Bu konuda benim hayatıma rehber yaptığım ayetlerden birisi de hata yaptıktan sonraki yapılacakları belirten Furkan Suresinin 70. Ayetidir:         “Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. ALLAH işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. ALLAH, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

4.SİSTEMATİK

Mevcut geleneksel yöntemi aşmak ve yeni bir bakış açısına ulaşmak için bilinçli ve sistemli bir şekilde RABBİMİZ çalışmamızı, hiç boş durmamamızı belirtmektedir:

İnşirah Suresi 5-7 de: “Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Öyleyse bir işi bitirince diğerine koyul.

Her zorluk, sorun ile birlikte çözüm odaklı düşünüp beraberindeki fırsatı bularak, sürekli eylem içinde olmamız gerekiyor. Bu bağlamda Ar-Ge ve inovasyon konusunda aşağıdaki bütünleşik teşviklerden yararlanmak için sürekli eylem (Salih Amel) içinde olmalıyız.

LEYL SURESİ 5. Ayet “Kim verir ve sakınırsa, 6. “Ve güzelliği doğrularsa”, 7. “Biz ona, en kolay olanı kolaylayacağız”. Buna göre güzelliği, estetiği ikinci plana almak, insanı mutsuz ve perişan eder.

5.TRANSFER EDİLEBİLİRLİK

RABBİMİZ, KUR’AN surelerini ve ayetlerini insanlara, toplumlara tebliğ etmek ve uyarmak için ilkin Peygamberimizi görevlendirmiştir. Bu konuda birçok surede bilgi vardır. Ayrıca özellikle sure ve ayetlerin ne anlama geldiğini açıklamak için bilimde derinleşmiş olan bilim adamlarını da görevli kılmıştır.

SONUÇ

Ben şahsen Ar-Ge ve yenilik projelerinin oluşturulmasında hayal gücünün önemine çok inanıyorum. Yeni fikir ve önerilerin ortaya çıkarılmasında sınırlı insan aklının dışına çıkılarak Sonsuz Akıldan yani RABBİMİZDEN yardım alınmasına inanarak, özellikle RABBİMİZİN yeryüzündeki eli olan KUR’AN hükümlerinin sorunların tespiti ve çözümü için önemli kaynak olduğunu çalışmalarımda deneyimledim. Bu bağlamda KUR’AN’ın ilk suresi olan ALAK Suresinde Rabbimiz bize OKU demektedir. İkinci Sure olan KALEM Suresinde YAZ demektedir. Üçüncü Sure olan MÜZZEMMİL’de KALK yani EYLEME GEÇ diyerek iç alemimizde gerekli iyileşme ve değişikliği yapmamızı, dördüncü Sure olan MÜDDESİR’de de içsel benliğimizdeki iyileşmemizin arkasından dış dünyada, toplumda faydalı ve katma değeri yüksek işler için eyleme geçmemiz öğütlenmektedir.

Böylece hareket planı gayet açık ortaya çıkmakta; önce okuyarak iyice aydınlanmamız, sonra yazıya dökmemiz ve nihayetinde eyleme geçmemiz öğütlenmektedir. Şahsen benim uzun yıllar kendimle mücadelemde en kritik sorunum okuyup, öğrendikten sonra sürecin tamamlanması için eyleme geçmemdeki yetersizliğim ve sabırsızlığım idi, şimdi sözünü ettiğim KUR’AN Sureleri sayesinde daha şuurlu hareket etmenin farkına vardım ve sonsuzluğa doğru yoluma devam ediyorum.

 

Kaynaklar;

1.Kur’an ve Meali

  • Diyanet Vakfı
  • Elmalı Hamdi
  • Hasan Tahsin Feyizli
  • Süleyman Ateş
  • Yaşar Nuri Öztürk

2. Kuantum ve Kur’an

  • R.Şanal

3. Allah De Ötesini Bırak

  • Uğur Koşar