ÇÖZME NİYETİ VE İNANCI OLDUĞU SÜRECE SORUN YAŞAMAK AR-GE PROJELERİNİN BAŞLANGIÇ NOKTASIDIR

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

Hibe Fonları Uygulayıcısı, Öğretim Üyesi

Sorumlu Ortak Baş Denetçi, YMM

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

 

07.11.2015

 

GİRİŞ

Firmanın ürün ve/veya süreçlerinde teknik ve/veya kullanıma yönelik sorunlar yaşaması, bu sorunların firmaya özgü (unique) olması  nedeniyle, sorun çözmeye yönelik faaliyetlerin gerçekleştirilmesi Ar-Ge faaliyeti kapsamına girer. Nitekim Frascati 2015 Kılavuzunun 2.57 paragrafında (s.62) sorun gidermenin daha fazla Ar-Ge’ye gereksinim duyulduğunu gösterir denilmektedir. Haliyle bu sorun gidermenin Ar-Ge faaliyetinin hareket noktası olarak kabul edilip, önerilen proje faaliyetiyle yeni ya da kendi mevcut durumumuza ve yerli (ve ilave olarak ithal edilen ürünlere göre) önemli derecede iyileştirilmiş  ürün yeniliği hedeflenmesi gerekmektedir (küçük  çaplı değişiklikler Ar-Ge’ye dahil edilmemelidir).

Deneyimlerimize göre, Ar-Ge projelerinde mukayeseli üstünlük daha çok piyasaya çıkacak  ürünlerin yerli/yabancı muadillerle yapılmakta iken, ürün ve süreç  Ar-Ge projelerinde süreç mukayesesi daha çok firmanın kendi mevcut durumuyla analiz edilmektedir, çünkü her firmanın süreç yapısı tek olup, birbirine benzemez.

MODERN BİLİMSEL YAKLAŞIMA GÖRE SORUN YAŞAMAK AR-GE PROJESİNİN BAŞLANGIÇ NOKTASIDIR

Proje yazma her şeyden önce bilimsel bir faaliyettir. Nitekim 5746 sayılı Araştırma Ve Geliştirme Faaliyetlerin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un 2/1 a) maddesinde Ar-Ge’nin tanımı yapılırken birçok kez bilimsel faaliyetten söz edilmektedir :” Araştırma ve geliştirme faaliyeti (Ar-Ge): Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetleri ile alanında bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetleri.”

Ar-Ge projelerinde bilimsel yaklaşımın somut adımlarını bizce modern bilim felsefecisi KARL POPPER’in sürekli gelişim modelinde rakip teorilere göre daha uygun görmekteyiz. Uyarlama yaparsak Ar‐Ge projesi yazma süreç adımlarını, birbirini takip eder şekilde; S1‐>DÇ‐>HE‐>S2 şeklinde sıralayabiliriz. Burada;

SORUN (S1); Rekabetçi piyasada firma olarak karşılaştığımız, bizi sıkan ve negatif etkileyen sorunlar bizim projemizin çıkış noktasıdır. POPPER’e göre yaşam ve dolayısıyla proje faaliyeti her şeyden önce bir sorun çözme faaliyetidir. Süreç, sorunun kendisiyle ve bunun bir sorun olmasının nedenleriyle başlamaktadır. Sorun faydalı bir durumsal faktördür.

DENEME ÇÖZÜMLERİ (DC); Bizim sorun (S1) için önerdiğimiz deneme çözümleridir. Mevcut duruma ve muadillere göre farklı yeni özgün önerilerdir. Deneme çözümleri çok sayıda yani çoğul olmalı. Çözümler ne denli açıklıkla formülleştirilmiş olursa olsun, onlara eriştirmeyi sağlayacak araçlar da olmalıdır. Bu gibi araçlar yoksa yaratmak gerekir. Aksi takdirde ne denli iyi olsalar da amaçlar gerçekleştirilemez. Burada amaç-araç uyumu olmalıdır.

HATA ELEME (HE); Bizim deneme çözümlerine karşı; zihinsel, tasarım aşaması ve uygulama düzeyinde yaptığımız akılcı eleştiriler, bilgisayar ortamındaki doğrulama analizleri ve imalat sürecindeki geçerlilik testleri yoluyla öngörülen ve öngörülmeyen hataları, riskleri eleme, ortadan kaldırma sürecidir. Deneysel ön çalışmaların ve devamındaki çalışmaların yanlış çıkması sık rastlanan bir durumdur. Uygulamalar ilerledikçe önerilerin, gerçekliğin önünde sınanması ve deneyin ışığında da düzeltilmesi gerekir. Üstelik bazı istenmeyen ve beklenmeyen yanlışlar, ancak uygulamadaki sonuçların eleştirel bir biçimde incelenmesiyle tanınabilir. Çünkü bu bağlamda girişeceğimiz her eylemin amaçlanmamış sonuçlar verilmesinin olası olduğunu göz önünde tutmamız gerekir. Örneğin rekabetçi bir konum elde etmek için ürünümü farklılaştırırsam, piyasada başka firmaların taklitleri ile ürün fiyatım daha sonra düşer. Oysa bu durum, benim hedefim değildir. Bu bakımdan projelerin yönetiminde eleştirel bir uyanıklık gösterilmesi ve projelerin Hata-Eleme yoluyla sürekli düzeltilmesi gerekir.

SONUÇ (S2); Bilimsel faaliyet veya proje çalışmaları sonucunda varılan ve içinden yeni sorunların ve iyileştirilmelerin çıktığı durumdur. Başlangıç koşullarından farklı çözüm çıktılarıdır. Bilimsel faaliyet ya da proje çalışmaları sonucu istediğimiz sonuca ulaşamayarak başarısız olsak bile, (S2) her zaman(S1) den farklıdır. Döngüsel değildir. Çünkü öğretici olarak bize bir sonraki Ar-Ge çalışmasında neleri yapmamamız gerektiğini ortaya çıkarır.

Not: Bu açıklamalarda <Bryan Magee’nin Karl POPPER’in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı, Remzi Kitabevi, İstanbul,1982 kitabından yararlanılmıştır>. Ayrıca yine K.POPPER’in Hayat Problem Çözmektir, s.15-38 Gelişim Kuramı ve Mantık bakımından bilim öğretisi, YKY yayınları, 4. Baskı, 2005, yapıtından da yararlanılmıştır.

SONUÇ

Sorun farkındalığı yoksa, proje de yok, sorun gidermeye yönelik hibe fonlaması da yok. Bu bakımdan çözme gayreti ve ısrarı olduğu sürece yeni fikirlerin ve tasarımların çıkması açısından sorun yaşamak faydalıdır, mevcut durumda kalmamızı önler.