İHRACATIMIZDAKİ GERİLEMEYİ DURDURUP TEKRAR YÜKSELİŞE ÇIKARTMAK İÇİN ACİLEN SÜREÇ YENİLİĞİ İLE PİLOT TESİS AR-GE PROJELERİNE ODAKLANMALIYIZ | AB YMM | Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

İHRACATIMIZDAKİ GERİLEMEYİ DURDURUP TEKRAR YÜKSELİŞE ÇIKARTMAK İÇİN ACİLEN SÜREÇ YENİLİĞİ İLE PİLOT TESİS AR-GE PROJELERİNE ODAKLANMALIYIZ

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe Fonları

Uygulayıcısı, YMM, Öğretim Üyesi

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

 

GİRİŞ

24 Ağustos 2015 günü Çin’deki ekonomik yavaşlamanın etkisiyle dünya borsalarının ortalama % 5 kayba uğraması , dünya emtia piyasalarında da % 2’ye yaklaşan düşüş,  Çin’de yuan’ın  yüzde 6 değer kaybederek  Çin mallarının daha da ucuzlayacağı, benzer ihracat yapısına sahip yaklaşık 70 gün sonra dünya ekonomik sistemine dahil olacak İran’da enerji ve işçilik maliyetleri Türkiye’ye kıyasla çok düşük olması gibi nedenlerle ihracatımızda başlayan düşüşün devam edebileceği sinyalini vermektedir.Bilinçli çaba ve gayretlerde bulunmamız gerekli.Faaliyet gösterdiğimiz sektör itibariyle ihracattaki düşüşü önleyerek,yükseltmenin yolunun ihracata konu olan ürünlerde süreç yeniliği  ile  pilot tesis ar-ge projelerine  yoğunlaşmamızdır.

SÜREÇ AR-GE PROJELERİ

Yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş,farklılaştırılmış  ürünü gerçekleştirmek yanında maliyeti düşürmek(ya da tersi ifadeyle verimi arttırmak) ve kaliteyi yükseltmek amacıyla makine,otomasyon,montaj hattı,ambalaj ve sevkiyatta yeni yöntem ve tekniklerin uygulamaya geçilmesi süreç yeniliği olarak tanımlanmaktadır.Bu süreç maliyetli bir iş olduğundan bu konuda ar-ge projesi vererek,desteklerden yararlanmak şart.Bunun için aşağıdaki düşünce sistematiğinin izlenmesinin olumlu sonuçlar verdiğini  deneyimledik.

POZİTİF BAKIŞ AÇISI

– Bazı sanayicilerin yatırım kararlarını analiz ederken, rekabet edebilmek için yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş  ürün üretmeleri gerektiği, ancak bunun için  üretim hattında yeni makinalara ihtiyaç duyduklarını, bu makineleri çoklukla yurt dışından “al-tak” mantığıyla tedarik edeceklerini, ancak şu anda bunun finansmanını sağlayamayacaklarını belirtiyorlar. Bense  bu yaklaşımın  aşılması gerektiğini ve aşağıdaki  yeni inovatif yaklaşımla değiştirilmesi gerektiğini savunuyorum.

– Benim yaklaşımım  bilimsel Ar-Ge ve Yenilik yöntem ya da mantığına dayanmaktadır. Eğer firmalar üründe yıkıcı yenilik yapmak istiyorlarsa  ve bu yeniliği yapmak için nasıl bir makineye ihtiyaç duyduklarını en iyi onlar bilebilirler. Bünyelerinde deneyimli makine mühendisleri olduğuna göre ihtiyaç duydukları makinelerin tasarımını üç boyutlu çizerler, tasarım girdi ve çıktılarını içselleştirirler ve oluşturdukları imalat çizimlerine göre makine üretimini deneyimleri varsa firma bünyesinde ya da kendi tasarım çizimine göre yurt içindeki firmalara yaptırmayı planlayarak TÜBİTAK, KOSGEB, EUREKA ya da HORIZON 2020 Ar-Ge ve Yenilik projelerine başvurabilirler.

Burada kritik konu, Ar-Ge projesinin ürün ve süreç yeniliği olarak bütünleşik olarak verilmesidir, ürün yeniliğinin piyasada yıkıcı etkisi öngörülmüyorsa, buna bağlı makine tasarımı ne kadar mükemmel ve yenilikçi olura olsun, reddedilme olasılığı yüksektir, çünkü üründeki yenilik zayıftır.

– Bu bakış açısında ortak proje verme fikri akılcı olarak öne çıkabilir. Geneldeki uygulamalarımıza göre ürün yeniliğini proje veren firma, süreç yeniliğini de makine yapma deneyimi olan firma üstlenerek, destek kuruluşuna ortak Ar-Ge projesi vermeleridir. Bu şekilde Ar-Ge projesi yaparak, makine maliyetinin ortalama % 50’si için hibe alınabilmektedir.

– Rekabet edebilmek için ürün yeniliğini sürekli yapmak zorunlu olduğuna göre en azında ürün yeniliği Ar-Ge projeleri verilerek, bir yandan mühendislerin ve teknik personelin maaşlarının bir kısmını destek kuruluşlarından alma ve SGK, Muhtasar ve Ar-Ge indirimi teşviklerinden yararlanma yanında, projenin tamamlanması ile elde edilen prototipin seri üretimi için gerekli olan makineler için KOSGEB endüstriyel uygulama, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının tekno yatırım programı, Ekonomi Bakanlığının 5.Bölge Yatırım Teşvik Belgesi alınması, incelemeli patent ya da raporlu faydalı model alınması ile korunma süresi boyunca elde edilen karın % 50’sinin Kurumlar Vergisi istisnasına tabi tutulması gibi birikimli destekler elde edilebilmektedir.

PİLOT TESİS AR-GE PROJELERİ

TÜRKİYE’nin 2015 ilk yedi ayındaki ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre % 9 geriledi. Piyasadan elde ettiğimiz bilgilere göre özellikle AB’den gelen ihracat taleplerinin artış hızının  düşmesi yanında, gelen sipariş taleplerinin çeşidi bol, küçük adetli, çok değişken ve kısa sürede teslimi gereken yapısal özelliklere sahip olduğunu görüyoruz. Bu tür ihracat talepleri, çoklukla yenilikçi ve katma değeri yüksek ve esnek üretim yöntemlerine sahip olarak; ucuzcu ve katma değeri düşük, tasarımı müşteri tarafından belirlenen kitlesel ürünlerden büyük farklılık göstermektedir. Ucuzcu, yüksek adette ürün üretmeye alışmış, Ar-Ge’si (araştırma ve geliştirme) ve yenilikçi yönü zayıf ürünler üretmeye uygun üretim yapısına sahip ihracatçı firmalar, ana ve yan sanayiciden küçük adetlerde hammadde, yarı mamul ve mamul tedarikinde sorunlar yaşamaktadır.

PROTOTİP VE PİLOT TESİS AR-GE PROJELERİNİN MANTIK FARKLILIĞI

Katma değeri yüksek yenilikçi ürün talebini karşılamak için genelde üretici, Ar-Ge’sini yapıp tasarım çizimine göre prototip imalatını yapmakta, başarıya ulaşması halinde seri üretime geçerek talebi yerine getirmektedir. Ar-Ge unsurlarını tanımlayan uluslar arası bir doküman olan FRASCATİ Kılavuzuna göre prototip’in tanımı şöyledir: Bir prototip, yeni ürün veya sürecin tüm teknik özelliklerini ve performansını içeren orijinal bir modeldir. Makine, elektrik ve elektronik, metalden ve plastikten ürünler, tekstil vs. gibi birçok üründe yapılan Ar-Ge çalışmaları, bilimsel ve teknolojik belirsizlikler nedeniyle gerçekleşmesi risk taşımakta, bu riski paylaşmak için de firmalar TÜBİTAK’a (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) KOSGEB’e ve AB’ye Ar-Ge projeleri vererek, proje bütçesinin büyük firmalarda maksimum % 60’ını, KOBİ’lerde % 75’e kadar hibe almakta(H2020 %125’e kadar çıkabilmekte), ayrıca 2008 yılında yürürlüğe giren Ar-Ge Kanunu ile de sigorta, stopaj ve Ar-Ge indirimi ile mali teşviklerden (5746 sayılı Ar-Ge Teşvik Kanuna göre) yararlanmaktadır. Ülkemizde sunulan Ar-Ge projelerinin neredeyse tamamına yakınının bu şekilde Prototip imalat ve montaj türünde olduğunu görüyoruz.

Oysa ihracat talebimizdeki yukarıda tanımlanan  değişime paralel olarak, küçük miktarda deneme ve tecrübe kazanma amaçlı ürün formüllerinin oluşturulmasına yönelik Ar-Ge içerikli pilot tesislerin kurularak, bu yolla küçük adetteki ürünlerin üretilmesine olanak sağlanabilecektir. Yan sanayide pilot tesislerin oluşturulması ile ihracatçının küçük adetli, yenilikçi ürün talepleri karşılanabilecektir. FRASCATİ Kılavuzu Pilot Tesis Ar-Ge’sinin tanımını ve işlevlerini aşağıdaki şekilde tanımlamaktadır:

“Bir pilot tesisin oluşturulması ve işletilmesi, temel amacı deneyim kazanmak ve aşağıdakilerde kullanılmak üzere mühendislik verilerinin ve diğer verilerin toplanması olduğu sürece Ar-Ge’nin bir parçası olarak kabul edilir:

– Hipotezlerin değerlendirilmesi

– Yeni ürün formüllerinin oluşturulması

– Yeni bitmiş ürün özelliklerinin oluşturulması

– Yeni bir süreç için gerekli özel ekipman ve yapıların tasarlanması

– Süreçle ilgili olarak işletim talimat veya kılavuzlarının hazırlanması

Deneysel aşama biter bitmez bir pilot tesis normal bir ticari birim olarak faaliyete başlarsa, pilot tesis olarak tanımlanmaya devam etse bile, faaliyet bir Ar-Ge faaliyeti olarak ele alınamaz.”

Bu tür bir pilot tesisin Ar-Ge proje bütçesinin yaklaşık % 90’nı mikro ölçekli  yeni üretim yöntemi için parkur halinde birçok makine ve teçhizatın demonte ünite/malzemeleri oluştururken, prototip imalatta ya çıktı ya da mevcut üretim tesisi içinde  malzemelerden yeni ya da iyileştirilmiş  ürün veya makine yapılacağı için proje bütçesinin yaklaşık % 70’i malzemeden oluşmaktadır. Prototip Ar-Ge projelerindeki ürün yeniliğine bağlı olarak geliştirilecek süreç yeniliğinde genelde mevcut bir proses hattındaki örneğin bir makinenin iyileştirilmesi söz konusu iken, pilot tesiste mevcut üretim yöntemine göre komple yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş bir hattaki tüm makine ve teçhizatın tasarımı ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Minimal ölçekteki böyle bir tesisin bütçesi yüksek meblağlı olduğunda, örneğin 5 milyon TL’yi geçtiğinde bize göre projeyi 2-3 kısma ayırarak ardışık olarak ayrı projeler halinde TÜBİTAK’a vermekte yarar var.

PİLOT TESİSİN AVANTAJLARI

TÜBİTAK kurumuna verilen projelerde, verilen projenin çıktısı önem taşımaktadır. Dolaysıyla proje çıktısını gerçekleştirmek için gereken alet-teçhizat ve makinelerin tedariki proje önerisi hazırlanırken talep edilebilir.

Bunun için aşağıdaki kriterleri sağlaması gerekmektedir.

1)Proje çıktısı öncelikle yıkıcı bir yeniliğe ve/veya farklı bir yöntem ile gerçekleşmesi gerekmektedir. Yani mevcut uygulanan yöntemlerin dışına çıkıp, farklı bir bakış açısı ile proje çıktısının gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

2)Proje çıktısını gerçekleştirmek için talep edilen makine, alet teçhizatların,  dışarıdan fason işçilik ile alınmayacak nitelikte olması gerekmektedir. Şöyle ki, 0,01 hassasiyetinde bir parça işlemesi için proje önerisinde CNC talep edilemez. Zira, bu hizmet dışarıdan tedarik edilebilir. Fakat, proje çıktısının 0,00001 hassasiyetinde işlenmesi için bir CNC tezgaha ihtiyacı var ise ki (bu durum hakemler tarafından mutlaka kontrol edilir) bu durumda, TÜBİTAK kurumu tarafından eğer tasarımı bizden olursa, şüphesiz ki, daha büyük avantajla karşılanabilir.

3)Talep edilen alet-teçhizat mutlaka pilot ölçekte üretim gerçekleştirmek için  olmalıdır. Örneğin kimyasal bir formulasyon çalışması için, ihtiyaç olunan mikser kapasite 10 lt geçmez. Proje önerisi için 1.000 lt’lik bir mikser talebi olursa, bu durumda ilgili talep kapsam dışına alınır.

4)Pilot Tesis proje önerileri, mutlaka ölçeklenebilir olmalıdır. Yani, proje önerisinin gerçekleşmesi için 1 birim üzerinden hazırlanarak gerçekleştirilirken hazırlanması ve ancak başarılı olması durumunda, endüstriyel boyutta (10,20,100 birim) gerçekleştirileceği özellikle belirtilmelidir.

PİLOT TESİS AR-GE PROJESİNDE  SEÇENEKLER

1)Pilot tesis Ar-Ge’si yapacak firma, kendi makine yapma gücüne bağlı olarak, proje çalışmasını kendisi yaparak, TÜBİTAK’a bireysel  başvuruda bulunur. Başka bir deyişle ya makineyi  kendisi yapar ya da tasarımını  kendisi yaparak, oluşturacağı imalat çizimine  göre üniteleri firma dışında yaptırır. Bir defada pilot tesis bütçesi yüksek meblağlı olduğu düşünülüyorsa, makine imalatları bütünlüğü dikkate alınarak aynı ya da farklı kurumlara  birden fazla ar-ge projesi olarak verilebilir.

2)Tasarımını başkasına ihale etmeden bazı makinelerin imalatını yerli sanayiye yaptırmak için ortak – proje olarak TÜBİTAK’a başvurabilir. TÜBİTAK ortak projelere sıcak bakmaktadır.

3) Eğer pilot tesis Ar-Ge ve imalatında AB ülkelerindeki firmalarla ortak proje yapmak istiyorsa, karşısında iki seçenek bulunmaktadır. Birinci seçenek; prosedürü basit, en az bir yabancı firma ile EUREKA kapsamında ortak proje yapmaktır.

4)AB üyesi ülke firmalarıyla pilot tesis Ar-Ge’sinin ortak yapılmasında diğer bir yol, AB  H2020 Araştırma ve Yenilik Çerçeve programı kapsamında ortalama 5 ayrı firma ile konsorsiyum oluşturarak, teknoloji transferi yapmaktır.

SONUÇ

Bizce iş hayatındaki gelişmelere  karşı pozitif bakış açısıyla fırsatları ve yeni fikirleri arayıp, uygulamalıyız. Bunun için  işe önce kendimizden başlayarak ilke olarak “Zihnimizin girişinde sürekli  sıkı güvenlik önlemi alarak yalnızca pozitif düşüncelerin girişine ve yalnızca bilge sözlerin çıkışına izin vermeliyiz”.Çünkü özgür olmanın bedeli sürekli uyanık olmaktır.Aslında bu konunun ruhsal alt yapısı KUR’AN’ımızın İnşirah Suresi 5.Ayet:” Muhakkak güçlükle beraber bir kolaylık vardır”. 6.Ayet:”Gerçekten (yine) o (geçen) güçlükle beraber bir kolaylık (daha) vardır. 7.Ayet:”O halde, bir iş ve oluştan boşalır boşalmaz yeni bir iş ve oluşa koyulup yorul.”