KATMA DEĞERİ YÜKSEK İNOVATİF ÜRÜNLERİN TEKNOLOJİ BİRİKİMİ VE İHRACAT ALT YAPIMIZ İÇİN DENEME YANILMA AĞIRLIKLI PİLOT TESİS AR-GE PROJELERİ NEDEN BAŞARILI OLAMAYIP REDDEDİLİYOR YA DA KABUL KISMI ÇOK DÜŞÜK KALIYOR?

 Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

Hibe Fonları Uygulayıcısı, Öğretim Üyesi

Sorumlu Ortak Baş Denetçi, YMM

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

10.12.2015

 

PROBLEMATİK DURUM

Hepimizin şu an için ekonomimizdeki ortak dilek, istek ya da niyeti katma değeri yüksek ürünler üretip, ihraç etmek. Bunun için küçük ünitelerdeki üretimlerle inovasyona ve Ar-Ge’ye daha çok ihtiyaç var. Ar-Ge ve yenilik ise sonucu riskli olan deneme ve yanılma faaliyetleri, hatalar yapmayı ve hatalardan ders almayı gerektirir, modern bilimsel yöntem bize bunu söylüyor. Bu işlem sürecinin Ar-Ge literatüründeki karşılığı pilot tesis Ar-Ge’si yapmaktır.

Minimal ölçekteki üretimde gerekli teyitleri aldıktan sonra seri üretim için ekonomik ölçekli tesis kurmak çok akılcı oluyor. Uygulamaya baktığımızda destek kuruluşlarına verilen Ar-Ge projeleri ağırlıklı olarak prototip projeler olup pilot tesis projeleri hem çok az hem de kabul edilen pilot tesis projeleri yatırım projeleri diye ya reddediliyor ya da kabul edilse bile o kadar kapsam dışına alınıyor ki, proje sahibi onaylanan projeyi yapmaktan vazgeçecek bir boyuta geliyor. Bu sorunu nasıl çözeriz? Önce pilot tesis Ar-Ge’sinin mantığını açıklayalım.

PİLOT TESİS AR-GE’SİNİN MANTIĞI

Pilot tesis deyince; yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş ürün elde etmek için,  mevcut geleneksel konsepten  farklı olarak  öne sürülen yeni  varsayımların, hipotezlerin  doğrulanması, yeni ürün formüllerinin ve bitmiş ürün özelliklerinin oluşturulabilmesi için yeni üretim yöntemlerinin minimum ölçekteki yeni tasarlanmış süreç makine ve ekipmanla denendiği bir tesis anlamaktayız (Detay için bkz:Frascati Manual 2015,s.61-62,OECD).

Bunun için pilot tesis Ar-Ge ve yenilik projesi verilirken bizce aşağıdaki kriterleri karşılaması gerekir:

1) Proje çıktısı öncelikle yıkıcı bir yeniliğe ve farklı bir üretim yöntemi ile gerçekleşmesi gerekmektedir. Yani mevcut uygulanan yöntemlerin dışına çıkıp, farklı bir bakış açısı ile proje çıktısının gerçekleştirilmesi söz konusudur. Burada mevcut geleneksel üretim yöntemlerine ateşleyici bir arzuyla karşı çıkmak, mevcut durumu kararlı bir şekilde kabullenmemek yenilikçiliği tetikleyici ana unsurdur.

2) Proje çıktısını gerçekleştirmek için talep edilen makine, alet teçhizatların,  dışarıdan fason işçilik ile alınmayacak nitelikte olması gerekmektedir. Şöyle ki, 0,01 hassasiyetinde bir parça işlemesi için proje önerisinde CNC talep edilemez. Zira bu hizmet dışarıdan tedarik edilebilir. Fakat proje çıktısının 0,00001 hassasiyetinde işlenmesi için bir CNC tezgaha ihtiyacı var ise (bu durum hakemler tarafından mutlaka kontrol edilir) olumlu karşılanır.

3) Talep edilen alet-teçhizat mutlaka pilot ölçekte üretim gerçekleştirmek için  olmalıdır. Örneğin kimyasal bir formulasyon çalışması için, ihtiyaç olunan mikser kapasitesi 10 lt geçmez. Proje önerisi için 1.000 lt’lik bir mikser talebi olursa, bu durumda ilgili talep kapsam dışına alınır.

4) Pilot Tesis proje önerileri, mutlaka ölçeklenebilir olmalıdır. Yani, proje önerisinin gerçekleşmesi için 1 birim üzerinden hazırlanması ve ancak başarılı olması durumunda, endüstriyel boyutta (10,20,100 birim) gerçekleştirileceği özellikle belirtilmelidir.

KRİTİK KONU

Bu tür bir pilot tesisin Ar-Ge proje bütçesinin yaklaşık % 90’nı mikro ölçekli  yeni üretim yöntemi için parkur halinde birçok makine ve teçhizattan oluşur. Bizce kritik soru bu kısımda, proje bir yatırım mı yoksa Ar-Ge mi noktasında düğümleniyor. Bizce Pilot tesis Ar-Ge’si yapacak firma, kendi makine yapma gücüne bağlı olarak, proje çalışmasını kendisi yaparak, destek kuruluşlarına bireysel  başvuruda bulunabilir. Başka bir deyişle ya makineleri kendisi yapar ya da tasarımını  kendisi yaparak, oluşturacağı imalat çizimine  göre üniteleri firma dışında yerli firmalara ya da yurt içinde mümkün olmuyorsa yurt dışındaki firmalara yaptırarak ünite bazında ithal eder, bu süreç bir Ar-Ge faaliyetidir. Eğer tasarımını kendisi değil makineleri aldığı firma yaparak bitmiş makine olarak tedarik ederse, bizce bu bir yatırım faaliyetidir.

 

PİLOT TESİS AR-GE PROJESİNDE   BAŞKA SEÇENEKLER

1) Tasarımını başkasına ihale etmeden bazı makinelerin imalatını yerli sanayiye(olmuyorsa yabancı imalatçılara) yaptırmak için ortak – proje olarak TÜBİTAK’a başvurabilir. TÜBİTAK ortak projelere sıcak bakmaktadır.

2) Eğer pilot tesis Ar-Ge ve imalatında AB ülkelerindeki firmalarla ortak proje yapmak istiyorsa, karşısında iki seçenek bulunmaktadır. Birinci seçenek; prosedürü basit, en az bir yabancı firma ile EUREKA kapsamında ortak proje yapmaktır.

3) AB üyesi ülke firmalarıyla pilot tesis Ar-Ge’sinin ortak yapılmasında diğer bir yol, AB  H2020 Araştırma ve Yenilik Çerçeve programı kapsamında ortalama 5 ayrı firma ile konsorsiyum oluşturarak, teknoloji transferi yapmaktır.

 

SONUÇ

Ülkemizdeki Ar-Ge ve yenilikçi faaliyetler için TÜBİTAK, KOSGEB ve AB’ye verilen projeler neredeyse tamamına yakını prototip Ar-Ge’si şeklindeki mevcut ürün ve üretim tesisinin iyileştirilmesine yöneliktir. Oysa gerek katma değeri yüksek ürünler üretip ihracat yapımızın nitelik değiştirmesi gerekse teknolojik ilerleme  ve deneyim kazanmak  için ülkemiz firmalarının daha fazla  pilot tesis Ar-Ge’sine yönelmeleri ve bu  yönde hepimizin  Ar-Ge algımızdaki yetersizliği iyileştirmesi bizce  büyük önem taşımaktadır