TÜRK YAZILIM FİRMALARI TASARIM MERKEZİ KURUP İHRACATA YÖNELEREK, HİNDİSTAN’IN YAZILIM İHRACATI BAŞARISINI NASIL YAKALAR? BU KONUDA DESTEKLER NELERDİR?

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Hibe Fonları,

Tasarım/Ar-Ge Merkezi Uygulayıcısı,

Öğretim Üyesi, Sorumlu Ortak Baş Denetçi, YMM

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

05.09.2017

 

 

-Türkiye’nin yıllık toplam yaklaşık ihracatı 150 milyar dolar ve mevcut ürün grupları ile artışında zorlanır iken, Hindistan’ın ABD ve AB firmalarına yaptığı yazılımlardan elde ettiği yıllık gelir 500 milyar dolar civarındadır. Hindistan sadece yazılım geliri elde etmekle kalmıyor, ayrıca batılı firmaların birçok bilgisine sahip olduğu için kendisine bu firmaları bağımlı hale getirerek, kontrolü eline geçirmektedir. AB 2014-2020 yıllarını kapsayan H2020 Araştırma ve Yenilik Çerçeve programı ile Ar‐Ge ve Yenilik projelerine toplam 71 milyar Euro ayırmış, bunun 13,557 milyar Euroluk kısmı (BİT-, fotonik, mikro ve nanoelektrik, nanoteknoloji, ileri malzemeler, ileri imalat ve süreç teknolojileri, Biyoteknoloji, uzay gibi Etkinleştirici Anahtar Teknolojiler‐KET) ve ağırlıklı bilgi ve iletişim teknolojilerine ayrılmıştır.

 

HİNDİSTAN’IN BU BAŞARISINA ULAŞMANIN SÜREÇ ADIMLARI NELERDİR?

 

1) İlkin yazılım firmasında ortalama 20 personel çalıştırıldığını varsayarak bunun 15 tasarımcı ve teknisyeni ile(minimum 10) tasarım merkezi kurarız. Yıllık 10 yazılım tasarım projenin toplam harcama ve gider toplamı 2 milyon TL civarında olabileceğini deneyimliyoruz. Bundan 2 milyon X %20 vergi oranı ile ortalama 400 bin vergi avantajı; personele ait SGK ve stopaj istisnası desteği yıllık toplam 400 bin TL, aktifleştirilen 2 milyon Ar-Ge harcamasının aktifleştirilerek 5 yılda amortisman yoluyla itfası ile yıllık yaklaşık 40 binx0.20 = 80 bin TL vergi avantajı nedeniyle toplam firmaya yıllık yaklaşık 1 milyon ile 900 bin TL menfaat sağlamaktadır.

2) Bu bağlamda merkez kurarak salt mali teşviklerden istifade edilir. Hibeler için tasarım merkezinde yürütülen projelerin en az 3’ü için TÜBİTAK’a başvurularak, harcama ve giderler için maksimum %75-60 oranında hibe oranıyla fon sağlanır.

3) Tasarım merkezinde çalışan tasarımcı ile dışında kalan tasarımcıları bir araya getirerek yenilikçi projelerimizin çıktılarını ihraç edip destek sağlamak için Ekonomi Bakanlığı’nın 3 yıl süreli % 50 hibe destek oranı ve maksimum 1 milyon 400 bin dolarlık aşağıdaki desteklerden yararlanmak için başvuru yapılır: o İstihdam edilen tasarımcı ve mühendislerin brüt maaşları toplam en fazla 1.000.000 ABD Doları(tasarım merkezinde görevli olanların net maaşları, dışındakilerin brüt maaşları esas alınır), o Alet, teçhizat, malzeme ve yazılım giderleri toplam en fazla 250.000 ABD Doları, o Seyahat ve web sitesi üyeliğine ilişkin giderleri toplam en fazla 150.000 ABD Doları.

4) Yaptığımız yazılım programı uluslararası bir firmanın sisteminin bir alt donanım ve yazılımı ise Ekonomi Bakanlığının 2 yıllık sürede %50 hibe oranlı maksimum 1 milyon dolar fon için aşağıdaki desteklerden yararlanılır:

a) Makine, ekipman, donanım alımları,

b) Yurt Dışında açtığı/açacağı ofis veya depoya ilişkin kira giderleri

c) Yazılım alımı veya mevcut yazılımların güncellenmesi,

d) Müşteri ziyaretleri için uçak ve konaklama giderleri,

e) Sertifikasyon, Test/Analiz. Ürün Doğrulama harcamaları.

5) Bizim tespitlerimize göre yazılım firmaları Tasarım Merkezi kurarak 16’ya yakın destek programları ile ilişki kurarak güçlenebilir (16 DESTEK PROGRAMI ŞU MAKALE LİNKİMİZ İÇİNDE YER ALMAKTADIR: http://www.abdanmerymm.com/yazilim-firmalari-icin-buyuk-firsat.html).

6) Yukarıdaki adımlarla 2 yıllık sürede 1000 yazılım Tasarım Merkezi kurduğumuzu ve her birinin yılda ortalama 2 milyon dolar ihracat yaptığını varsayarsak 20 milyar dolar ihracat olur. 2023’e kadar bu rakam sanıyorum en az 100 milyar dolar olur. Buyrun elbirliği ile dışa olan bağımlığımızı en aza indirmek için gece gündüz çalışalım, yoksa bu hedef ortak irade oluşumu ve eylem olmadan kendiliğinden gerçekleşmez.

 

 

NOT: Linkedin paylaşımından Selim Kürtünlü‘nün yorumu;

Atila hoca ile birlikte yaptığımız çalışmalarda görmekteyiz ki, örneğin otomotiv sektöründe, 2 milyar $’lık net bir ihracat geliri için, 20 milyar $’lık bir ihracat yapmak gerekir. Oysa geliştirilen yazılımlarda, yapılan ihracatlar nerede ise %100’ü net ihracat olmaktadır. Bu ihracata konu olan ürünün katma değerini gösterir. Atila hocam, yukarıdaki açıklamalar ve ekindeki yorumlar ve dolaysıyla ilgili makalesinde, devletin tüm desteklerini ve destek mekanizmalarını, yazılım firmaları için güzel özetlemiş. Bu noktadan hareketle, olgun yazılım geliştiren KOBİ’lerin bu desteklerden azami ölçüde yararlanması gerektiğini düşünüyorum.