ÜRÜN YENİLİĞİ YAPAN FİRMALARLA MAKİNE İMALATÇILARI DAHA KAPSAMLI VE DERİN SİNERJİ İÇİNE GİREREK AR-GE PROJESİ YAPMALARI ZORUNLU OLUYOR (YENİLİKLER PATENT YA DA FAYDALI MODEL İLE KORUNMALI)

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe Fonları

Uygulayıcısı, YMM, Sorumlu Ortak Baş Denetçi

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

 

 

GİRİŞ

İşimiz gereği her hafta müşteri ziyaretlerine gidip, onların ihtiyaç ve sorunlarını ilk elden dinliyoruz. Bu bağlamda müşterilerimizi iki ayrı gruba ayırabiliriz; birincisi gaz musluğu, pvc pencere alt devirme mekanizması, soğutma gruplarında kullanılan kartuş kovan gibi ürün yeniliği yapan firmalar, ikincisi transfer tezgâhı,  otomatik paketlemeli ve plc kontrollü bir üretim hattı, hidrolik derin çekme presi gibi makine imalatçıları. Normal işleyiş, ürün geliştiren firma kendi başına üründeki yenilikleri belirliyor, sonra makinecilerin internet itelerine, kataloglarına bakarak ve firma yetkilileri ile görüşerek genelde standart makine siparişi veriyor. Ürün ve makine yenilik tasarımı uygun bir şekilde amaca yönelik olarak birlikte yapılmadığı için, gelen makine istenilen ürün özelliklerini sağlamada yetersiz kalabiliyor, sorunlar çıktığından yerli sanayici uzak doğudan ya da Avrupa’dan makine alımına gidiyor. Bu şekilde yerli makine sanayi istenilen ölçüde gelişemiyor.

YARATICI YOL NASIL OLMALI?

Bizce bu geleneksel ve kısıtlayıcı düşünce kalıbı terk edilerek, aşağıdaki yenilikçi süreç adımları atılmalı:

-Her şeyden önce ürün üreten firmanın mevcut durumu ile piyasanın istediği özellikleri arasında bir uyumsuzluk varsa, ortada bir problem var demektir. Bu problemi çözmek için ürün yeniliği fırsatı doğmakta olduğundan, bu çıkış noktası Ar-Ge projeleri vermenin hareket noktasıdır.

-Üründeki yenilik talebinin karşılanması için makine imalatçısının bu yenilikleri gerçekleştirme adına yapacağı araştırma ve yenilik faaliyetleri de imal edeceği makineyi standart bir makineden özel bir makineye dönüştürme potansiyeli vardır. Bu oluş da, makine imalatı için bir Ar-Ge projesi imkânı yaratır.

-Aslında bu konudaki yaklaşımımız Ar-Ge projelerini değerlendirmede kılavuz olarak kullanılan uluslararası doküman niteliğindeki Frascati’nin Paragraf 85’ine dayanmaktadır. Ar‐Ge projelerini, benzer rutin çalışmalardan ayırmak için büyük önem taşımaktadır. Projemizi mümkün olduğunca bize özgü bir problemin çözümü için, deneme çözümlerinin ortaya konulması, uygun yöntemin seçimi ve sınanması amacıyla yapılacağını vurgulamalıyız. Genel rutin bir çalışma için değil, bize özel bir sorunun çözümü için Ar-Ge çalışması yaptığımızı vurgulamalıyız. Paragraftaki örnekte, ölüm raporu için cesede yapılan rutin otopsi bir Ar-Ge olmayıp, aynı cesedin kanser ilacının yan etkilerinin gözlenmesi için yapılması halinde bir Ar-Ge faaliyetidir denilmektedir. Buradan çıkan mesaj, proje ismini ve önerisini mümkün olduğu kadar spesifik ifade ederek, diğer benzer rutin faaliyetlerden ayırmamız gerekiyor. Bu bakımdan ürün yeniliği yapma durumundaki firmanın mevcut durum ile ideal durum arasındaki fark nedeniyle yaşadığı durum, makine imalatçısı için bir Ar-Ge projesi yapma potansiyeli yaratarak, desteklerden yararlanarak yerli makine imalat maliyetini ve dolayısıyla fiyatını aşağıya çekme imkânı yaratmaktadır.

-Bu çok değerli ara safhadan sonra sıra Ar-Ge projesi oluşturma aşamasına gelmektedir. Bu arada fikri mülkiyet haklarının korunması için mümkünse incelemeli patent, olmuyorsa incelemesiz patent ya da faydalı model alınmalı. Patent çalışmalarında buluş araştırmasından sonra mevcut teknolojiye göre yenilikçi unsurlar, mukayese edilerek analiz ediliyor. Patent başvurularında örneğin Türkiye’de yetkili Kamu Kurumu olan Türk Patent Enstitüsü’ne (TPE) başvuruda, tasarım çizimleri forma ekleniyor. Ar-Ge proje çalışmalarında da teknoloji geliştirme çalışmalarının yapılması kritik ana unsurdur. Bu unsuru, firma dışarıya ihale edemez. Patent çalışmalarında üçüncü unsur olan yeniliğin sanayiye uygulanabilirliğini, prototipini yapmadan konusunda uzman bir kişinin kolayca uygulanabileceğini öngörmesi yeterli oluyor. Faydalı modelde buluş faktörü dikkate alınmamakta, sadece var olanların yeni bir bileşimi sonucu oluşan yenilik ile bunun sanayiye uygulanabilirliği sorgulanmaktadır.

AR-GE PROJESİ OLUŞTURMADA ALTERNATİF YÖNTEMLER

1- ORTAK AR-GE PROJESİ VERMEK

Türkiye’deki makine imalatçıları ile bu makinelere ihtiyaç duyan ve makineleri kullanan firmalar arasında yapılacak işbirliği ve sinerji sayesinde; maliyet düşürücü, kalite arttırıcı, üretim yönteminde yapılacak önemli değişikliklerle mevcut ürünlerde iyileşme ya da yeni ürünlerin üretimine imkan veren ve böylece yenilik içeren, inovatif makine ve proses hatlarının tasarımı ve üretimi projeleri TÜBİTAK’a ortak proje olarak sunulabilinir. Her iki firmanın ortak projeye yapacağı katkı oranında (örneğin ; %50 – %50 gibi) KOBİ’lerde 500.000,00.-TL.’ye kadar ilk beş proje için proje maliyetinin en fazla %75’i, daha sonraki projelerde ise en fazla %60 (ortalama %50) oranında tamamen vergi dışı olarak nakit hibe desteği alınabilmektedir. Bu yolla özellikle yerli makine satın alan firma daha ucuza makine tedarik edebilecektir ve böylelikle yerli makinelere olan talep ithal makinelere göre daha cazip hale gelecektir.

Bunlarla beraber sunulacak AR-GE projeleri ile aşağıda sıraladığımız ilave getiriler de elde edilecektir:

  • Ortak proje ile 5746 sayılı AR-GE Kanuna ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre projenin her iki ortağına isabet eden proje maliyeti bedeli kadar meblağ AR-GE indirimi olarak Geçici Vergi Beyannameleri ve Kurumlar Vergisi beyannamesi üzerinde vergi matrahından düşülecektir.
  • Projede görev alan AR-GE personelin SGK işveren sigorta priminin de %50’si destek kapsamına olup, Devlet tarafından karşılanmaktadır.
  • Ayrıca AR-GE personeli ücretlerine ait Gelir Stopaj Vergisinin %80’i vergiden istisna edilmiştir.
  • AR-GE indirimi teşviki 2023 yılı sonuna kadar devam edecektir.
  • İşveren sigorta primi desteği her bir AR-GE personeli için 2023 yılına kadar devam edecektir.
  • Stopaj gelir vergisi istisnası teşviki 2023 yılına kadar devam edecektir.

2- BİREYSEL AR-GE PROJESİ VERMEK

Ürün yeniliği yapan firma mevcut mühendis kadrosu ve teknolojik alt yapısı ile özel makinenin ar-ge araştırmasını ve tasarımını bizzat içselleştirerek kendisi yaparak imalat çizimine göre parça imalatlarını hizmet alarak Türkiye’deki firmalara yaptırarak, kendi bünyesindeki personelle montajını gerçekleştirebilir. Bu durumda TÜBİTAK-TEYDEB’e ve KOSGEB’e Ar-Ge ve inovasyon projeleri vererek 1. Alternatifte anlattığımız hibe ve teşviklerden yararlanır, süreç iyileştirme maliyetlerini düşürme yanında, yerli makineye olan talebi de artmış olacaktır.

3- AB’Lİ MAKİNA İMALATÇISI FİRMALARLA ORTAK İMALATTA BULUNMANIN DESTEKLERİ

İzlenecek bu süreçte yerli imal edilen makinelere talep artarken ithal makinelere talep düşeceğinden, yabancı makine imalatçıları Türkiye piyasasındaki paylarını kaybetmemek için yerli makine imalatçıları ile ortak proje yapmak isteyeceklerini düşünmekteyiz. Bu bağlamda AB fonları gündeme gelecektir.  Avrupa Birliğinin  H2020 Araştırma  ve Yenilik Programından Araştırma ve Yenilik faaliyetleri  için % 125, sadece yenilik faaliyetleri için % 87,5 hibe desteği sağlanabilecektir.. Uluslar arası fondan sağlanan hibe programına dahil olan projeler de aynen TÜBİTAK’ta olduğu gibi diğer Vergisel Teşviklerden yararlanmaktadır.

Türk Makine İmalatçıları AB ülkeleri üye imalatçıları ile EUREKA kapsamında KOBİ’ler için  %75, Büyük ölçekli firmalar için  % 60 oranında hibe desteği alması için ortak AR-GE projeleri yapabilecektir. EUREKA, pazar odaklı, kısa sürede ticarileşebilecek ürün ve süreçlerin geliştirilmesine yönelik, ağırlığını AB ülkelerinin oluşturduğu 40 ülkeden en az iki ortaklı projelerin desteklendiği uluslararası Ar‐Ge destek programıdır. Programda uluslararası işbirlikleri oluşturulurken, projeler ulusal kaynaklarla desteklenmektedir. Bu kapsamda Türkiye’de EUREKA Programının yürütülmesinden TÜBİTAK sorumludur. TÜBİTAK, EUREKA programına sunulan projeleri TEYDEB 1509 programıyla desteklenmektedir. EUREKA projelerine katılan büyük ölçekli firmaların projelerine %60 oranında, KOBİ’lere ise %75 oranında hibe destek sağlanmaktadır. Temmuz 2012‐Haziran 2013 tarihleri arasındaki EUREKA Dönem Başkanlığını Türkiye Üstlenmiştir.

Ayrıca, EUROSTARS Programı; Avrupa Komisyonu ve EUROSTARS üye ülkelerin Avrupa’daki KOBİ’lerin rekabetçiliğinin arttırılması için başlattıkları KOBİ’lere özel, hızlı ve etkin bir destek programıdır. EUROSTARS herhangi bir teknoloji alanı ve sektör ayrımı yapmaksızın Ar‐Ge odaklı faaliyetler yürüten KOBİ’lerin projelerinin desteklenmesini amaçlamaktadır. Avrupa Birliği KOBİ tanımına uygun işletmeler ana ortak (proje koordinatörü) olarak EUROSTARS projesi başlatabilirler. Fakat bu tanıma uygun olmayan işletmeler ve büyük firmalar, gerekirse üniversite veya araştırma kuruluşlarını da yanlarına alarak EUROSTARS projelerinde ortak olarak yer alabilmektedir. EUROSTARS projeleri TÜBİTAK’ın “Uluslararası Sanayi Ar‐Ge Projeleri Destekleme Programı” kapsamında desteklenmektedir. EUROSTARS projelerine katılan büyük ölçekli firmaların projelerine %60 oranında, KOBİ’lere ise %75 oranında hibe destek sağlanmaktadır. EUROSTARS Programı proje başvurularına sürekli açık değildir. Genellikle yılda 2 kere çağrı açılmakta ve son başvuru tarihinden önce projelerin EUROSTARS ofisine internet üzerinden sunulması gerekmektedir (Kaynak: TÜBİTAK)

 

4- AVRUPALI MAKİNE İMALATÇILARI İLE BİRLİKTE  AR-GE’DEN SONRA SERİ ÜRETİME GEÇİŞTE TEŞVİKLER

Avrupalı makine imalatçıları ile AR-GE projesinden sonra kurulacak iş ortaklığı ile ürünün seri üretimine geçilerek, birlikte iç ve dış pazarlara açılabilecektir. Seri üretim aşamasında, 5.bölge destekleri, Teknolojik ürünler yatırımı desteği ile patent ve faydalı modele bağlı seri üretime  geçişte vergisel teşvikler söz konusudur.

 

Öte yandan Ar-Ge projesini yurtdışında tamamlayıp patentini alan yabancı firmaların ilk defa ülkemizde  seri üretime geçiş için üretim faaliyetine başlarlarsa,   aşağıdaki desteklerden yararlanarak, Ülkemiz makine imalatı konusunda bir teknoloji üssü haline gelebilecektir:

 Makine, Teçhizat desteği 

– Mikro, Küçük ölçekli KOBİ’lere seri üretim için gerekli olan yatırım tutarının %40’lık bölümünü 5 milyon TL.’ye kadar hibe olarak veriliyor.

– Orta ölçekli KOBİ’lerde ilgili oran %30 ve 5 milyon TL.

– Büyük ölçekli firmalarda ilgili oran %10 ve 5 milyon TL.

 Kredi faiz desteği

– Küçük ve Orta Ölçekli KOBİ’ler için 10 milyon TL.’ye kadar faizsiz yatırım kredisi imkânı, 10 milyon TL.’den sonrası için %50 indirimli kredi faiz desteği,

 İşletme gideri desteği

– Yatırım tamamlandıktan sonra ki 1 yıl için üretim için gerekli olan enerji, personel ve kira giderinin %75’i hibe olarak ödeniyor.

SONUÇ

2014 yılına ait ihracat rakamlarına baktığımızda makine ihracatının yeterli seviyede olmadığını gözlemliyoruz. Yukarıda anlattığımız ürün ve makine imalatçılarının daha kapsamlı ve derin şekilde bir araya gelip, sinerji yaratmasıyla Ar-Ge projesi yapma potansiyeli ortaya çıkacak, alınan hibe ve desteklerle yerli makine imalatının maliyeti ve fiyatı düşecektir. Başka bir deyişle kazan-kazan ilkesi çalışacaktır.

Fiyattaki düşüşün yerli makine talebini ve imalatını artırarak iç piyasa satışları ve ihracatımız artacak, ithalat ise yerli imalatın artması nispetinde azalacaktır. Sonuçta dış ticaret açığımızın kapanmasına katkıda bulunulacak, istihdam ve gelir seviyemiz yükselerek toplum olarak refahımız artacaktır.