TÜBİTAK 1501 SANAYİ AR-GE PROJE DESTEK PROGRAMINA GETİRİLEN DEĞİŞİKLİKLE AKADEMİSYENİN VERECEĞİ HİZMET İLE FİRMANIN TASARIM FAALİYETİ ARASINDAKİ DENGE İYİ KURULMALIDIR

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK 

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe Fonları Uygulayıcısı,

YMM, Sorumlu Ortak Baş Denetçi

www.abdanmerymm.com

 abdanmer@gmail.com

GİRİŞ

Ülkemizdeki firmaların Ar‐Ge çalışmalarına baktığımızda, TÜBİTAK’ın sayısal verilerine göre 2012 yılında verilen Ar‐Ge projelerinin 1501 programında % 2,4, 1507 programında ise % 0,9 u firmaların ortak verdiği proje önerileri olup, ortak projelere ilgi çok azdır. Başka bir deyişle TÜBİTAK-TEYDEB Ar-Ge projelerinin neredeyse tamamına yakını bireysel bazda verilen projeler olup, ayrıca Üniversite Hocalarından da akademik destek alınmadığı için firmalar ekonomide sinerji yaratılamamaktadır. Bunun diğer bir sonucu olarak da Avrupa Birliği’nin (AB) örneğin 7.Çerçeve Programının (7.ÇP) 2007‐2013 yılları için Ar‐Ge projeleri için ayırdığı 53 milyar Euro’luk) ortak projelerine katılım oranı Ülkemiz için çok düşüktür. Ar‐Ge proje havuzuna ülke olarak 700 milyon Euro katkıda bulunmamıza rağmen, firmalarımızın faydalandığı pay, bunun ancak üçte biri nispetindedir.

Bu durumu gören TÜBİTAK yönetimi bize göre çok isabetli aşağıdaki kararı almıştır :

“Ulusal Bilim Teknoloji ve Yenilik Stratejik Hedeflerimiz arasında bulunan, sanayi projeleri içinde akademik ve KOBİ katkısının artırılması hedeflerine yönelik olarak, 1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı mevzuatına 2012 yılında eklenen işbirliği hükümlerinin kapsamı genişletilmiştir. 7 Mart 2015 tarihli Bilim Kurulu toplantısında alınan kararla, proje tahmini maliyetine göre 1.000.000 TL’den başlayarak, kademeli şekilde, akademik ve KOBİ işbirlikleri oluşturulması istenecektir.

1501 Programı Uygulama Esaslarının “Ön kayıt ve proje öneri başvurusu” başlıklı 18inci maddesine eklenen fıkralarla yapılan değişiklikler aşağıda belirtilmiştir:

Proje bütçesine göre, projede aranacak akademik işbirliği oranları:

1.000.000.-TL ile 2.000.000.-TL aralığında proje bütçesinin en az %2si,

2.000.001.-TL ile 5.000.000.-TL aralığında proje bütçesinin en az %3ü,

5.000.001.-TL ile 10.000.000.-TL aralığında proje bütçesinin en az %4ü,

10.000.001.-TL ve üzerinde ise, proje bütçesinin en az %5i  olmalıdır.

Ayrıca proje bütçesi 10.000.001.-TL ve üzerinde ise, ilaveten KOBİ işbirliğinin de, bütçenin en az %5’i oranında olması gerekmektedir. Bu şartları sağlayamayan projeler için 1501 Programına başvuru yapılamayacaktır.

”Kaynak. http://www.tubitak.gov.tr/tr/duyuru/1501-programinda-akademik-ve-kobi-isbirligi-sartlari-yeniden-duzenlendi

AKADEMİSYENDEN ALINACAK AR-GE DESTEĞİNİN FİRMANIN KRİTİK ÇALIŞMASI OLAN TASARIM FAALİYETİ İLE DENGEDE TUTULMASI

Ara başlıkta da açıklandığı üzere akademisyenlerden alınacak Ar-Ge desteği hizmetinin firmanın tasarım faaliyeti ile ilgili olmaması, konsept geliştirme ve tasarım faaliyetlerine yardımcı nitelikte olması gerekir. Aksi durumda bize göre proje reddedilir. Başka bir deyişle firmanın tasarım faaliyeti firma dışındaki başka bir kişi yada kuruma ihale edilemez. İhale edildiği zaman bu bir yatırım faaliyetidir.

Uygulamadan edindiğimiz bilgiler ışığında Ar-Ge çalışmalarındaki ürün ve süreç yeniliğine ilişkin tasarım faaliyetini şu şekilde tanımlayabiliriz: Tasarımistenen ürünü elde edebilecek makinenin ardışık hareketlerinin öngörülmesi, öngörülen ardışık alt ünitelerin yapısı (geometrisi, malzemesi vb), çalışma prensibi(Hidrolik, pnomatik  vb) ve hangi parametrelerde (sıcaklık, basınç, kuvvet vb) olacağına sistematik olarak karar verme süreci/denemeleridir.

 

Bu bakımdan bizce Akademisyenin firma Ar-Ge projesine katkısına örnekler aşağıda verilmiştir:

-Hedeflenen  ürün  ve makine yeniliklerinin elde edilmesi ancak belli koşullarda geçerlidir, uygun koşulların belirlenmesinin prototip imalata girmeden tasarım düzeyinde belirlenerek olası hataların elenmesi için 3 boyutlu simülasyon çalışması, mühendislik hesapları, SEY(Sonlu Elemanlar Yöntemi) vb. gibi doğrulama faaliyetlerinin yapılması hem kaynak israfını önleyerek maliyet tasarrufu, hem deneme -yanılma süresini kısaltma, hem de doğru işi (etkinlik) doğru şekilde(verimlilik) tanımlayarak proje yapmada etkinlik sağlar.

-Projenin bilimsel yöntem şema aşamalarının belirlenmesi,

-Ön seçimi yapılan üretim yöntemlerinin olası risklerin analizinin yapılması ve azaltılması ve ya önlenmesine yönelik planların yapılması için önerilerde bulunması,

-Risk analizi ve raporlama faaliyeti için yapılacak literatür tarama ve patent araştırmalarının firmanın tasarım için yapacağı çalışmalar için paylaşılması.

-Firmanın bulduğu patent ve makaleler ile kendi çalışmalarımızı birleştirilerek Ön Değerlendirme ve Konsept geliştirmedeki faaliyetleri üzerinde eleştirel analiz yapılması.

-Ar-Ge Projesinin teknolojik yeniliğinin ürün ve/veya süreç yeniliği üzerindeki etkisi konusundaki raporlama için değerlendirme yapılması (Rebecca Henderson, Architectural Innovation,1990).

-Yapılan Ürün ve/veya süreç tasarımı sonucu elde edilen prototip ile, Test/deney sonuçlarının incelenmesi ve tasarım parametrelerinin test/deney sonuçlarının incelenmesi ile aralarındaki ilişkilerin Firma tarafından analizi için raporlaması. Oluşan bilgi birikiminin kalıcılığı için ve sonraki tasarımlara girdi oluşturması açısından raporlanması

-Firmanın Ar-ge projesi ile gerçekleştireceği teknolojik yeniliklerin firmanın Pazar payı üzerindeki etkilerinin incelenip, raporlanarak firmaya aktarılması, (Clayton Christensen,1999, Irwin/McGraw-Hill)

 

SONUÇ

Makalede sözü edilen yeni değişiklik ülkemizde teknolojinin gelişmesini teşvik ederek, bir yandan özellikle ürün ve süreç yenilikleri yapan firmalar arasındaki sinerjiyi artıracak, diğer yandan da akademisyen-sanayi işbirliği (teori-sanayi işbirliği) gelişecek ve bundan da üniversitede okuyan öğrencilerimiz büyük fayda sağlayacaktır. Bize göre, ÖĞRENİP DE UYGULANMAYAN BİLGİ, ÖĞRENİLMEMİŞ DEMEKTİR.

 

 

 

 

 

Etiketler: