AR-GE VE YENİLİK BAĞLAMINDA EVRENSEL YASALARIN, AKIL VE BİLİMİN KUR’AN HÜKÜMLERİ İLE BİRLİKTE UYGULANMASI

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

Hibe Fonları Uygulayıcısı, Öğretim Üyesi

Sorumlu Ortak Baş Denetçi, YMM

www.abdanmerymm.com

abdanmer@gmail.com

07.01.2016

 

GİRİŞ

Ar-Ge ve Yenilik proje yazma ve mali rapor oluşturma ile ilgili çalışmalarda yoğunlaştıkça giderek daha güçlü, başarılı, entegre bilgi donanımı adına proje yazmanın bilimsel şemalarını KUR’AN penceresinden son iki yılda bakma gerekliliğini ve sorumluluğunu duydum. Bu entegre bilgiden çok faydalandığımı ve mutlu olduğumu belirtmek isterim. Bu amaçla önce bilim ve aklın tanımını yaparak, sonra KUR’AN Ayetleriyle ilişkilendirmek istiyorum.

BİLİM VE AKIL NEDİR?

New Lexicon Webster’s Sözlüğüne göre Bilim “Evrenin ya da olayların bir bölümünü konu olarak seçen, gözleme dayanan, değişimleri ve koşulları yöneten yasaları üreterek bunları deneye tabi tutan” bize göre teorik ve uygulamalı çalışmaların bütünüdür. Burada Einstein’ın şu sözünü bu tanıma bizce ilave edilmesi gerektiği düşüncesindeyiz “kuramın gözlem sonuçlarından imal edilemeyeceği, ancak icat edilebileceği”, bu bakımdan eleştirel rasyonalist K.R.Popper’e göre de “Bilimdeki büyük devrimlerin çoğu, yalnızca yaratıcı hayal gücü bakımından değil, içindeki sezgi derinliği ve gerektirdiği zihin bağımsızlığı ve düşüncenin güvencesiz maceracılığı yönlerinden de nefes kesici bir yüreklilik gösteren kuramlarla olmuştur”.

Bolluk Yasalarının yazarı J.A.Ray’e göre akıl “ evrensel ilke ve yasalara dayalı, sistemli ve uyumlu bilim ve bilgidir”. Yazara göre” akıl, ne düşündüğümüz değil, nasıl düşündüğümüzdür. Gerçekten akıllı insanlar bir konu hakkındaki uygun bilgileri nasıl toplayacaklarını, sonra da sezgilerini dinleyip güçlerini nasıl toplayacaklarını bilirler.”

Bu bağlamda Rabbimizin kitabının üç alt kitaptan  yani “ Evren , Kur’an ve İnsan” dan  oluştuğunu dikkate alırsak, entegre bilgi için bir insan faaliyeti olan bilim ve akıl ile evrenin ilke ve yasalarını Kur’an’ın hükümleri ile sentezleyerek bilgeliğimizin artacağını keşfederiz.

 

BİLİMSEL YÖNTEMİN BEŞ AŞAMALI ŞEMASI

Bilimsel yöntemi K.R.Popper’in “The Logic of Scientific Discovery, Routledge, 2010” eserinden yararlanarak birbirini takip eden beş aşamada analiz etmek mümkündür.

  1. PROBLEMLER: Bilimsel araştırmalar yapılırken rastgele bir konu değil, eldeki kuram, hipotez, beklenti ya da varsayımla çelişen uygulamalar gözlemlediğimizde, bu çelişkiyi çözecek yeni açıklamalar için araştırmaya girişilir. Başka bir deyişle, bilimsel araştırmaların hareket noktası hep problematik bir durumdur. Popper’in belirttiği gibi “Hayat problem çözmektir”. Bana göre hayatta rahatlık aramayıp sürekli tehlikelere karşı tetikte olmalıyız. Proje hazırlığında da başlangıç noktası, ürün ve süreçlerde yaşadığımız sorunlar, rakiplerden geri kalma, Pazar payı daralması, küresel rekabetle baş edememe gibi bizi sıkan, gelişmemizi engelleyen konular ile bunların sebeplerini araştırmak oluyor. Bu bakımdan biz; yaşadığımız sorunları gelişmek için bir fırsat gözüyle bakarız, aksi halde standart ve rutin işler yapmaya devam ederiz. 
  1. ÇÖZÜM DENEMELERİ: Mevcut sorunu iyice formülleştirdikten sonra, sıra ulaşmak istediğimiz amaç ve hedef ile bunlara ulaştıracak birden fazla çözüm denemelerinin belirlenmesine geliyor. Sorun tekil olabilir, ancak çözümler çoğul olmalı ve belirlediğimiz kriter ya da parametrelere göre alternatifleri değerlendirmemiz gerekiyor.

Proje yazarken de aynı yola başvurarak, projenin hedefleri, mukayeseli yenilikçi unsurları ve bu yenilikçi unsurlara ulaştıracak araç, yöntem, teknik usul ve gereçleri belirlemede birden fazla deneme yöntem çözümlerinin belirlenmesi gerekiyor. Bu konuda çok iyi literatür tarama, patent tarama, fikirlerin elle tutulur hale gelmesi için ön prototipler oluşturma gibi çalışmalar yapmak zorunludur. 

  1. ORTADAN KALDIRMA: Bu aşamada amaca ulaştıracak birden fazla Çözüm denemelerini belirlediğimiz kriter ya da parametrelere göre, yapacağımız mühendislik hesapları ve bilgisayar ortamındaki analizler yoluyla bize en uygun olan çözüm denemesini seçerek, diğer çözümleri uygun değildir diye ortadan kaldırmak gerekir (Ar-Ge sistematiği). Bilimsel yöntem, projenin yenilikçi ve özgün yönlerinin doğrulanması (verify) kadar, uygun olmayan deneme çözümlerinin yanlışlanmasını da (falsify) denememiz gerektiğini belirtir. Ortaya çıkardığımız yenilikçi ve özgün yönler, belli değer ve yapısal prensiplerde geçerlidir. Bu bakımdan diğer değer ve ilişkileri içeren yöntemleri elemek gerekir. Ürün ve süreç tasarımında; geçerlilik alanını daraltmak suretiyle yanlışlanabilirlik, sınanabilirlik ve doğru çıkması koşuluyla bilgi sağlayıcı içeriğin en yüksek olduğu değerlerin elde edilmesi amacıyla proje süresince optimizasyon çalışmaları mutlaka yapılmalıdır. 
  1. BELİRSİZLİKLER: Deneme çözümlerinin amaç ve hedeflere ulaşılmasında daima bilimsel ve teknolojik belirsizlikler olacağını dikkate almak gerekir. Çünkü deneme çözümleri bir öngörü yada bir tahminden ibarettir. Bir bakıma “A’ya ulaşmak için B’yi yapmalıyız ya da B’yi yaparsak A olacaktır” şeklindeki öndeyidir. Bu öngörülerin yanlış çıkması, bilimsel ve teknolojik belirsizlik, riskler içermesi sıkça karşılaşılan normal bir durumdur. Bu risklerin belirlenip, önleme planlarının yapılması gerekir (Ar-Ge unsurları). Bu bakımdan proje oluşturma aşamasında prototip imalata geçmeden önce tasarım düzeyinde mühendislik analizlerinin ve optimizasyon koşullarını sağlayan bilgisayar ortamında analizler yapılmalıdır. 
  1. YENİ PROBLEMLER: Bilimsel çalışmalarda kesinlik olmayıp, vardığımız sonuçların her zaman geçici olarak doğru olduğunu dikkate almamız gerekir. Bulduğumuz çözüm her an başka daha iyi bir çözüme yerini bırakabilir. Her problem çözmede yada proje oluşturmada bilgimizle beraber bilgisizliğimiz de artmakta, hatta cevaplardan çok sorularımız olmaktadır. Bu yeni soruları cevaplamak için araştırmaya devam edilerek; insan, kültür ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığımız sürekli gelişmesine yardım etmeliyiz. Bu bağlamda Ar‐Ge ve yenilik projeleri oluşturma sürecinde bir defaya mahsus Ar‐Ge projesi yapıp, orada durmayarak sürekli proje vermek suretiyle, firmalarımız yeni pazarlama anlayışında farklılığı ifade eden “tasarım ve inovasyon” çalışmalarını hızlandırmış olacaklardır.

BİLİMSEL YÖNTEMİN BEŞ AŞAMASI İÇİN BAZI ÖNEMLİ KUR’AN AYETLERİ

  1. PROBLEMLER

– Beled suresi 3. ve 4. Ayetler ;“Biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık”. 

-İnşirah Suresi 5-7 de: “Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var. O halde bir iş ve oluştan boşalır boşalmaz yeni bir iş ve oluşa koyulup yorul.”

-Bakara 170 ;” Onlara, ‘Allah’ın indirdiğine uyun !’ dendiğinde ‘hayır! Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız. ’derler. Peki, ataları bir şeyi akıl yoluyla kavrayamıyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler?”.

-Lukman 20;”İnsanlardan öylesi var ki, Allah uğrunda ilimsiz, kılavuzsuz ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın mücadele eder”.

2-3. ÇÖZÜM DENEMELERİ

Yeryüzünde Allah’ın eli olan Kur’an, mevcut durumu zıtlık ilkesine göre sürekli eleştirerek yeniliği emretmektedir. Nitekim Rah­man su­re­si, 29. Ayette de “Al­lah… O, her an ye­ni bir iş ve oluş­ta­dır.” denilerek, değişimin sürekliliğine ve kaçınılmazlığına vurgu yapılmaktadır. Bu değişim için insanın değişim niyeti içinde olması gerektiği Enfal Suresi 53. Ayette; sebepler değiştirilmediği sürece, sonucun değişmeyeceği belirtilerek, yenilikçi ve özgün kavram ve tasarımların eyleme dönüştürülmesi vurgulanmaktadır. Rad Suresi 11. Ayette de; “Gerçek şu ki Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez. Yöntem seçim sorumluluğu insana ait olmakla beraber, bu seçimin sonucunu Yaratanın belirlediği doğal yasalar belirlemektedir. Bu anlamda yaptığımız eylemlerin sonuçları kader olarak Allah tarafından konulan yasalarla ortaya çıkmaktadır, yoksa insanın kendi özgür iradesi ile yaptığı seçim kader değildir. Birçok ayette iyiliğin iyilik bulacağı, kötülüğün ise fazlasıyla kötülük bulacağı ifade edilmektedir. Nitekim Fatır Suresi 7. Ayette “İman edip salih ameller işleyenler için ise bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır” denilmektedir.

Zümer suresinin 17-18 ayetleri şunu söylemektedir; “Müjde ver o kullarıma ki, onlar, sözü dinler de onun en güzeline uyarlar. İşte bunlardır, Allahın kılavuzladıkları; işte bunlardır, akıl ve gönül sahipleri.”

Bakara Suresi 106.Ayet :” Biz bir ayeti siler, unutturur veya ertelersek ondan daha iyisini veya onun bir benzerini getiririz. ALLAH’ın her şeye gücü yeter olduğunu bilmedin mi?”

  1. BELİRSİZLİKLER VE HATA ELEME

Kalem suresinin 47. Ayetinde “Gayb (bilinmeyen alemler) onların yanında da artık onlar mı yazıyorlar.”

“Dünya hayatı eğlence ve oyundan ibarettir. Doğrusu ahiret hayatı ise, işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi”.

Bize göre araştırma ve geliştirme ile inovasyon açısından bu ayeti yorumladığımızda; dünyadaki çalışmalarımızın geçici ve eğlenceli bir oyun olduğu, oyunda deneme yanılma sürecini yaşayarak hatalar yapabileceğimizi, hatalardan ders alarak ilerleyebileceğimizi ve bu yolla yaratıcılığımızı öne çıkarabileceğimiz ifade edilmektedir.

Yaşamın durağan olmayıp, sürekli değişim ve gelişim için mevcutlardan farklı fikir, yöntem ve teknikleri denememizi ve bunun doğal sonucu olarak hata yapmamızı, bu yolla öğrenme sürecini yaşamamızı, yenilik yapmamızı ifade eden bir başka Ayet, bize göre Yunus Suresi’nin 99.Ayetidir.

3.Yunus Suresi’nin 99.Ayeti:

“Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi top yekûn iman ederlerdi. O halde insanları mümin olsunlar diye sen mi zorlayacaksın”.

Bize göre bu Ayette Yaratan, bizlerden sürekli gelişmemizi, bunun için farklı ve yeni fikir ve uygulama içinde olarak elbette hata yapmamızı, bununla birlikte bu hatalardan ders alarak farkındalık kabiliyetimizi ve kapasitemizi artırmamızı istemektedir. Farklı fikir, yöntem ve teknik için Deneme–Yanılma ve hata yaparak yaşamamızı istemeseydi, top yekûn iman ettirerek bizlere özgür olma ve seçme yeteneğini bahşetmezdi. Demek ki burada sürekli yenilik ve arayış içinde olmamız, bunun tabii bir sonucu olarak da hata yapmaktan korkmayarak, bundan ders almamız gerektiği ifade edilmektedir. Bilim adamı Popper’in belirttiği gibi, hatayı elemezsek, hata ile birlikte yok olur gideriz. Evrensel Karşıtlık Yasasına göre; hiç bir şey zıttı olmadan mevcut olamaz. Hata yapıyorsak, hata yapmama potansiyelimiz de vardır. Günah işliyorsak, sevap kazanma ihtimalimiz de her zaman mevcuttur. Bu yasaya göre, aslında zıtlıklar aynı şeyin farklı ifadeleridir.

Hayatımızda yeniliği, güzeli, mutluluğu, sağlığı arama sürecinde durağan ve rutin halde kalmayıp, bize göre farklı fikir, yöntem ve tekniklerin seçilip uygulanmasına ve buna bağlı olarak hata yapmanın olağan olduğunu ifade edilen Bakara Suresi’nin 30. Ayeti şu şekildedir:

Bakara Suresi 30.Ayet:

“Hatırlayın ki, Rabbin meleklere “Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği zaman, melekler “A. Biz Seni övüp, tespih ve takdis edip dururken yeryüzünde fesat çıkaracak ve kan dökecek bir mahluk mu yaratacaksın” dediler. Allah “Şüphesiz ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim” buyurdu”.

Meleklerin yanlış yapma özgürlükleri yoktur, Allah’ın emrinden dışarı çıkamazlar. Oysa insana bu deneme-yanılma seçeneği ve özgürlüğü verilmiş, hata yaparsa zarara uğrayacağı, ıstırap ve acı çekeceği, bununla birlikte aklını işleterek bu durumdan çıkaracak yeni fikir, teori, varsayım, bakış açısı, paradigma geliştirip doğruluğunu uygulamalarla sınayabilecektir. Elbette doğruyu bulma yol haritasında belirsizlikler ve riskler olacaktır, ancak risk ve belirsizliklerin göze alınması ve harekete geçilmesi ile rutin ve stabil yaşamın üstesinden gelinebilecektir.

  1. YENİ PROBLEMLER

Bilgimizin artması ille birlikte bilgisizliğimiz ve yeni problemler de çoğalmaktadır. Sorun çözme ve yenilikçide süreklilik vardır. Nitekim yukarıda da belirttiğimiz gibi Rahman Suresi 29’uncu ayetinde Rabbimizin her an yeni bir iş/yaratışta olduğu belirtilerek, bizleri de sürekli yenilenmeye ve yeniliğe çağırmaktadır. Yenilik yapmak tanrısal bir emirdir.

SONUÇ

Yeniliğe ulaşmada birçok araç, eylem, yöntem çokluğu karşısında en uygun olanını seçmede insanın evrensel yasaları, bilimi kullanması ve aklını işletmesi gerekiyor. Nitekim Yunus Suresi 100.Ayette şöyle denilmektedir.” Akıllarını güzel kullanmayanları, pislik içerisinde bırakır.” Aklını kullanmak iyiyi ve kötüyü, doğru ve yanlışı birbirinden ayırt edebilme yeteneğidir, bu yetenek işletilerek, uygulama yaparak gelişir. Uygulama esnasında elbette hatalar olacaktır, ancak bunlardan ders alınarak davranışlarda düzeltme yapılacaktır. Nitekim Ahzab Suresi 5.Ayette “Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir”. Kasten yapılan hatalarda da tevbe ederek Yaratanımızdan af dileyerek, duamızı kabul edilmesinin ve hatanın tekrar edilmemesinin önemini Kur’an’daki birçok ayetten öğrendim.

Kaynaklar;

1.Kur’an ve Meali

  • Diyanet Vakfı
  • Elmalı Hamdi
  • Hasan Tahsin Feyizli
  • Süleyman Ateş
  • Yaşar Nuri Öztürk

2. Kuantum ve Kur’an

  • R.Şanal

3. Allah De Ötesini Bırak

  • Uğur Koşar